Pomak.eu Pomak yerleşimleri
Pages: 1
Beşpınar köyü - İzmir By: bogutevolu Date: May 26, 2008, 10:07
Beşpınar Köyü - Kemalpaşa - İzmir - Türkiye

БЕШПЪНАР - КЕМАЛПАША - ИЗМИР - ТУРЦИЯ

24 mayıs 2008 cumartesi

You are not allowed to view links. Register or Login


Ynt: Beşpınar köyü - İzmir By: bogutevolu Date: May 26, 2008, 12:00



Ynt: Beşpınar köyü - İzmir By: deridere Date: May 26, 2008, 23:15
super koy,ben 2006 geldim sizin koyunuzde!
qce hubavo selo,q 2006 dohadah w eitava selo!

masallah!
Ynt: Beşpınar köyü - İzmir By: deridere Date: May 26, 2008, 23:23
helql olsun sana! bu klip aglatti beni!

razreva ma ei toq klip
Ynt: Beşpınar köyü - İzmir By: bogutevolu Date: May 27, 2008, 08:38
Chudesno ! Brat deridere !

Selo Beşpınar (Beshpinar-Petbunar).. Mayka mi se e rodila tuka..
Yese Obırkvam.. Ti si beshe tuka v 2006 godina.. 
Doidahme ot Bogutevo-Bugutuvu (Chepelare) i Lakavitsa (Laki) seli ot sredna Rodopi prez Balkan voina..
Ya sam hem ot Bugutski i hem ot Lakavski koreni..

Ynt: Beşpınar köyü - İzmir By: feti66 Date: May 27, 2008, 10:01
Kliput e naistina strahoten. no ot nego razbrah, che i v Bilgaria i v Turcia i vGurcia , pomacite jiveiat v nai-trudnite i bedni raioni.
Ynt: Beşpınar köyü - İzmir By: bogutevolu Date: May 27, 2008, 13:48



























Re: Beşpınar köyü - İzmir By: pomak Date: September 11, 2011, 19:05
6 eylül 2011 - Beşpınar ve Ayvacık köylerinden.


 































Re: Beşpınar köyü - İzmir By: beşpınarli Date: September 26, 2013, 15:21
DAĞLARIM



Öyle gönülden bağlıyım ki sana
Kekik kokan menekşeli dağlarım
Ne zaman çıksam yücelerine
Nedendir hüzünlenip,hep ağlarım

Sıkça ormanların ulu çamların
Başından kış eksilmeyen dağlarım
Yağmuru,boranı,sisi,dumanı
Gözünden yaş eksilmeyen dağlarım

Cömertsin hiçbir şey esirgemezsin
Alıç,dağ çileği sunan dağlarım
Sarp yamaçlarında yorulduğumda
Ardıçtan bir döşek seren dağlarım

Dört yaşında geldim kucağına
Lalelerle sardın beni dağlarım
Çadırda anamın bazlamasını
İştahla yedirdin bana dağlarım

Nice sürülere yurdunu açtın
Kara çadırlarla yaren dağlarım
Aç kaldıklarında boz kurtlarına
Birkaç hayvanı da veren dağlarım

Şehir hayatı çok sıkıyor beni
Karşıdan beni çağıran dağlarım
Gönül hep seninle yaşamak ister
Engeller çok bırakmıyor dağlarım

Milli Park,Çampınar'ın güzel suyu
Dede Dağı'na bakar Beşpınar Köyü
Düz ovaya baktın asırlar boyu
Neler gördün söyler misin dağlarım

Spil derler senin antik adına
Nice sırları gömdünmü dağlarım
Eteğindeki ağlayan kayanın
Derdini hiç sordun mu dağlarım

Gebe oluktur en güzel çeşmesi
Ayvacık Köyü'dür biraz ötesi
Ya Sülüklü göl, doğa harikası
Bu güzellik nerden gelir dağlarım

Manisa Tarzanı var efsanesi
Yaşatırdı onu doğa sevgisi
Onikide duyulurdu top sesi
Oda gitti sessiz kaldın dağlarım

Tek sana özgü Anemon lalesi
Tarih boyunca ün yapmıştır sesi
Mayıs ayının sonunda herkesi
Üçkuyuya davet eder dağlarım

Koyun kayası hep yerinde durur
Nice sürüleri altıda korur
Ormanı sevsek korusak neolur
Hakkındır bu sevgi senin dağlarım

Egeli derki gözümü sende açtım
Yaş ellibeş oldu ben buna şaştım
Her fırsatta durmadım sana koştum
Kuytu bir köşende yer ver dağlarım

BEŞPINAR KÖYÜ İÇİN YAZILMIŞ VE TÜMÜYLE KÖYÜ ANLATAN
BİR ŞİİR BU ŞİİRİ YAZAN RAHMETLİ ÇOK DEĞERLİ HOCAM İSMET EGELİ.
ALIRDI SAZI ELİNE EYY ENGİN GÜRPINAR BU KÖYÜN BU DAĞLARIN
GÜZELLİKLERİ ANLATILMAZ DERDİ AMA ÖYLE İÇİNE HERŞEY İŞLEMİŞKİ
BU ŞİRDE NE VAR NE YOK TEK TEK ANLATMIŞ
ŞİİRİ OKURKEN İNSAN RESMEN KENDİNİ ORDA BULUYOR.
BOYLE BİRİNİ TANIDIĞIM VE ONUN ÖĞRENCİSİ OLDUĞUM İÇİN
KENDİMİ ÇOK ŞANSLI BİRİ HİSSEDİYORUM ÇOK İYİ BİR İNSANDI..
DÜŞÜNDÜMDE BU ŞİİRİN,DE BURDA YER BULMASI İYİ OLUCAK .......
Re: Beşpınar köyü - İzmir By: beşpınarli Date: February 23, 2014, 13:31
DELİORMAN,DAN SİPİL DAĞINA POMAKLAR

YENİ ASIR GAZETESİNİN BEŞPINAR KÖYÜ İLE İLGİLİ HABERİ

Pomaklar en genel tanımıyla, Slav kökenli, Pomakça konuşan, Balkanların beş ülkesine (Bulgaristan, Yunanistan, Türkiye, Makedonya ve Arnavutluk) yayılmış Müslüman bir topluluk. Bugün bu topluluğun en renkli simaları Beşpınar köyünde yaşıyor

SELAMİ KALAY

Manisa'nın hemen yanından yükselen doğa harikası Sipil Dağı, Karadağ tepesinde 1517 metreye ulaştıktan sonra İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde can suyu oluyor verimli ovaya. Altı yüz metre rakımlı Sabuncubeli geçidi ile İzmir'e kucak açıyor.
Birçok mitolojik efsaneye de konu olan Sipil Dağı, 1968 yılından beri Milli Park statüsünde koruma altına alınmış. Ünlü Manisa Lalesi de dahil olmak üzere, çoğu endemik yüzlerce bitki türü ve yaban hayatı ile doğal bir yaşam alanı.
Ağlayan kaya (Niobe kayası), Yarıkkaya sunağı, Kibele kabartması tarihin tanıkları olarak yerlerini halen koruyorlar. Osmanlı'dan beri yılkı yeri olarak kullanılan At Alanı bölgesinde yaban atları özgürlüklerinin tadını çıkarıyor. "Manisa Tarzanı" olarak bilinen Ahmet Bedevi'nin diktiği fidanlar, attığı tohumlar ruhunu yaşatan birer anıt olmuşlar ormanın derinliklerinde. Şifalı otları derman olmaya devam ediyor insanlığa.
Uzak diyarlardan göçüp gelmiş insanlar yurt edinmişler pınar başlarını, çoğaltmışlar sürülerini binbir çiçekli yaylalarında. Getirdikleri anılarının üstüne eklemişler yüz yılı aşan muhacirliklerini.

GÖÇ YOLLARINDA
Pomaklar en genel tanımıyla, Slav kökenli, Pomakça konuşan, Balkanların beş ülkesine (Bulgaristan, Yunanistan, Türkiye, Makedonya ve Arnavutluk) yayılmış Müslüman bir topluluk. Balkanlardan Sipil dağının Beşpınar köyüne uzanan göçün hikayesini, babasından kalan anıları eşliğinde dinleyeceğimiz 79 yaşındaki Sami Yılmaz, asıl kökenlerinin Konya Karaman olduğunu ve Osmanlılar tarafından Balkanlara gönderildiklerini söylüyor.

KADI'NIN İZNİYLE
"Dedeler Rumeli'den gelme; Filibe'den, Bulgaristan yani. 1873'te gelmiş Mehmet dedem buraya, babam sekiz yaşındayken. Babam çok yaşadı, 96 yaşında vefat etti. "Uzun Hasan" derlerdi. Deliorman'daki köyün adı Lukavitsa. Bizim orada soğan meşhurmuş, Pomakça luk soğan demek. İlk önce eski Foça'ya gelmişler keçileri koyunları ile. Artık gemiyle mi gelmişler nasıl geldilerse. Dedem beş kardeş, üç tane amcam, iki tane halam. Foça'da üç sene kadar yaşamışlar ama çok sıcak varmış, ufak çocuklar hasta oluyormuş. Orada yapamamışlar, Manisa Koldere beldesine gelmişler. Büyük bir kafile gelmişler, akrabalarımız var halen orada. Dört sene mi beş sene mi durmuşlar Koldere'de, dedemin çoçukları ölmüş sıtma hastalığından. Orada da yapamamışlar. Çünkü,geldikleri yer böyle yaylaymış, serinmiş. Babam hepsini biliyordu, anlatıyordu rahmetlik. O zaman kadılık varmış. Dedemle ağabeyi Manisa'ya gitmişler Kadı'nın yanına "Biz yayla yeri istiyoruz" demişler. Kadı, "Madem orada yapamıyorsunuz, çocuklarınız hastalanıyor, sıcak geliyor, şurada yukarıda Sipil dağı var, gidin yerleşin" demiş.

GELENEKLERİMİZ AYNI
"Mehmet dedemle kardeşi Sadık, eski adı Beyazıt Sani olan Ayvacık'a gelmişler ama daha önce yerleşen Pomaklar kabul etmemişler, gidin pınarların oradaki yaylaya demişler. Velhasılı buraya geliyorlar Beşpınara. Şimdi yedi tane Pomak köyü var bu bölgede. Kamberler, Bayramlı, Yeni Kurudere, Çınardibi (Kavakalan), Ayvacık, Kirazalan ve Beşpınar. Aslımız Karaman ve dilimiz hep aynı, değişmez. Çanakkale Bigada, İzmir'de de çok Pomak var, hepsiyle çok rahat anlaşıyoruz, geleneklerimiz hep aynı."

ON BİR SENE ASKERLİK
Sami Yılmaz, babasından bir masal gibi dinlediği o günleri anlatmaya devam ediyor: "Babam sekiz yaşındaymış geldiğinde, ablası Fatma teyzem ise on yaşındaymış. Biz halaya teyze diyoruz, Pomakça teska. Osmanlı zamanında babam iki ağabeyi ile birlikte askere gitmiş. Birini hatırlıyorum, öteki şehit kalmış Yemen'de. Ağabeyi altı sene sonra buraya geliyor, askerlik mi bitmiş ne olduysa. Ama babam onbir sene köye ayak basmamış. On ikinci yılında dönmüş. En son Çanakkale'de savaşmış. Çoğu Arabistan topraklarında ömrü geçmiş. Süveyş diyorlar orada, babam söylüyordu, 250 Türk askeri kayıkla geçmek istemişler. Hepsini İngilizler mi, Fransızlar mı esir almış. Bir teki geri dönmemiş... Askerden dönünce burada evleniyor babam, sekiz tane çocuğu oluyor. Çok dinç, çık çalışkandı. 99 yaşında öldü 1980'de."

DOĞADAN GELEN SAĞLIK
79 yaşımdaki Sami Yılmaz, "Ağabeyim Cemal 82, amca oğlum Ferit Çavuş 84 yaşında. Bizim köyün insanı çok yaşar. Biz hep doğal beslendik" diyor. Herkesin kışlık tereyağını yüz kilo fıçı içerisinde hazırladığını belirten Yılmaz, "1968'e kadar dedemin getirdiği koyun cinsini yetiştirdik, simsiyahtı koyunlar 'çarno" derdik. Pazara yeyçe (yumurta), sirane (peynir), tereyağı (maslu), lor (nor) götürür satardık. Çiftçilik yaptık. Tütün, buğday, arpa, nohut, mercimek yetiştirdik, şimdi de çüreşe (kiraz) yapıyoruz. Sipil kirazı çok meşhurdur,havasından mıdır nedir kesinlikle kurtlanmaz" diyor.

Pomaklardan lezzetli yemekler
Pomakların çok güzel yemekleri var. Annelerin, ninelerin darı unundan yaptığı kaçamak Pomakların bir numaralı yemeği. Tepsi içinde yapılan kaçamağın altında peynir, üzerinde de kavurma yer alıyor. Akıtma (maruniki) sıvı hamurdan yapılıyor ve kızgın taşın üzerinde pişirilip üzerine tereyağı sürülüyor. Ekşi mayalı ev ekmeği (lep), tatlı maya ile de yapılıyor. Ispanaklı, çökelekli, patatesli börekleri de çok meşhur. Her şey tereyağıyla yapılıyor.

"Evli kadınlar ferace bekarlar şalvar giyerdi"
Gelenekler içinde ayrı bir yeri olan hıdırellez kutlamalarından ve köyle giyim kuşamdan da bahseden Sami Yılmaz, "Hıdırellez Hızır günüydü. Biz de Pomakça 'Gergövden' denir. Sabah erkenden çıkıp piknik yapılır, salıncak bağlanırdı. Varlıklı kişiler köye yiyecek dağıtılırdı. Gençler kabak kemane, saz ve tulum (gayda) eşliğinde 'hora' oynar, Pomakça şarkı söylerlerdi. Zeybek oyununu burada öğrenmişler. Burada erkekler poşu takıyoruz. Geldiğimiz yerde püsküllü fes takarlarmış. Burada da takıyorlardı benden büyükler. Hali vakti iyi olanlar körüklü çizme giyerdi bayram günleri. Evli kadınlar ferace, genç kızlar ise şalvar giyer, şifon bağlarlardı başlarına. Eskiden bizde dışarıdan kız almak vermek yoktu, ancak kendi ırkımıza. Evlenme yaşı on sekizi geçer yirmiyi bulurdu. Erkekler askerliklerini yapmadan evlenmezdi ....