Author Topic: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ  (Read 75796 times)

0 Members and 1 Guest are viewing this topic.

Offline AlperenKIRIM

  • Advanced member
  • *****
  • Posts: 358
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #30 on: April 28, 2010, 14:26 »
You are not allowed to view links. Register or Login
Dobruca'da ki Kırım Tatarlarında Sarı Saltuk vardır lakin Bektaşilik kesinlikle yoktur , Kırım'da ne Bektaşilik ne Alevilik ne de Şiilik v.b. durumlar yoktur. İlber Ortaylı.

Evet bu konu aynen böyledir. Kırım'da Aleviliği bırakın Bektaşilik dahi olmamıştır.

Türkiye'de bazı alevi kesimler yalan yanlış bilgiler ile herkezi alevi ilan ederler , bu konuda belge gösterebilirim.

Offline AlperenKIRIM

  • Advanced member
  • *****
  • Posts: 358
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #31 on: April 28, 2010, 14:37 »
Quote
Osmanlı öncesinde Balkanlarda olduğu gibi Dobruca ve Kırım'da   da   belirgin bir Bogomil etkinliği vardı. Bu etki Türk olmayan nüfüs     yanında bölgeye  kuzeyden gelen (Kuman, Peçenek, Uz vb.) Türk nüfus     içinde de mevcuttu.

Evet Kırım'da Bogomilliğin de ispatını yada kaynağını göremedim. Açıkçası ilk defa da burda duyuyorum , fantazi geldi biraz.

Düz mantıkla bakıcak olsak , yani düm düz mantıkla, Bogomil kelimesi bir kere slav kökenli , slavlar ise Kırım'da anca çok sonraları görülür. Kırım'ın yerli slavları yoktur.

Ama yine de bir kaynak ispat varsa dikkate alınır tabi.

Offline Тоска

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 2346
  • Gender: Male
  • % 100 + POMAK
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #32 on: April 28, 2010, 16:50 »
Anadolu'daki islamlaşmada tasavvuf kültürünün etkisi üzerine "Anadolu'daki iskanı ve islamlaşmasında dervişlerin rolü " adlı makaleyi paylaşıyorum. Konumuz ile ilgili olarak bazı adlar ve gelişmeler yer almakta. Belki paralellik kurulabilir. 
 
You are not allowed to view links. Register or Login

Offline recep memis

  • Avarage member
  • ***
  • Posts: 94

;..Ece Ayhan'dan söz ediyorduk sanırım, Bedrettin'den, Yunus'tan... Maaşlı vakanüvis'lerin; Yazıcıoğlu Ali'lerin, Ebusuud Efendi gibilerin; efendilerinin yüzü suyu hürmetine satır aralarına gömdüğü "öteki" tarihin izlerini sürüyorduk. Beri/kinde yok olmuş geçmişimizin yollarında yürürken...


"6. Nerede kalmıştık? Tarihe ağarken üç ağır yıldız
Sürünerek geçiyor bir hükümet kuşu kanatları yolu
k"


devam edelim yine; "Yort Savul"dan:


"Atlasları getirin! Tarih atlaslarını!
En geniş zamanlı bir şiir yazacağız"

Offline ancazin

  • Member
  • **
  • Posts: 38
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #34 on: December 29, 2010, 23:53 »
Hepinize esenlikler dilerim.
Aranıza Türkiye'den yeni katıldım. Atalarım Yunanistan'dan lozan mübadelesi olarak anılan göçüştürme sonucunda gelmişler.  son iki yüz yıl boyunca hep drama bölgesinde olduklarını saptadım.  söylenceler, yerleşim yerleriyle ilgili osmanlı belgelerinden çıkan sonuç anadoludan yerleştirilmiş bozulus ve karagöz adlı türkmen topluluklarından geldiğimiz anlaşılıyor. aile adlarından karagözler olarak anılmaları da  ilk göçerlerin adlarının aile adlarında uzun dönem yaşatıldığının da göstergesi. ancak benim babannemin annesi pomaktır.  nitekim savaş yıllarında  lofça dolaylarından göçen ve babası bulgar isyancılarla çatışmada şehit düşmüş bir yetim olarak dramanın demirciören köyüne yerleşirler ve burada babannemin babasıyla evlendirilir o dönemki karmaşada türkmenlerle pomakların yardımlaşmaları da malumunuzdur  balkan savaşları döneminde yerli müslüman halkın kahramanlıkları sonucunda  batı trakya cumhuriyeti dahi kurulacak seviyeye gelinmesine ragmen ne yazık ki osmanlı aynı basıretı ve cesaretı o anlamda göstermemiş ve akabınde  bulgarlar  ıstanbul yakınlarına dek ılerleyebilmişlerdir neyse tarıhsel olayları bır yana bırakıp o gune dek pomaklıkla ılgısı bulunmayan turkmenlıklerını surduren kokenım o donem babannemın babasının yetım bır pomak kızını almasıyla bana gecmıs oldu, her ne kadar kulturel tarıhsel ve genetık baglarım benı turkmenlıge yoneltmekte ıse de pomaklıkla ılgılı bu bag nedenıyle ılgı de duymaktayım babannemın anlattıgına gore annesı turkceyı sonradan ogrenmıs pomakca bılır ve konusurmus ve yuz yasına yakın oldu ve ben bes altı yaslarındayken bana baktıgını hatırlarım dınc ıırıce masmavı gozlu gosterıslı bır hanımdı pomaklıkla ılgılı pek cok tartısma yapmıssınız ancak avrupa dna verı bankasına gore -lınkı bulunca verecegım ya da yorjınal raporu bulursam yukleyecegım - pomaklar sanırım yugoslavya dıye gecıyordu ulke  - pomaklar araında yaptıgı genetık ıncelemede cıkarımı soyleydı sonuc olarak yuzde kırk sekız oranında turk ıırkından oldukları ve avrupada yuzde dort oranında en cok mogol ırkı genını tasıyan tek halk olduklarını saptamıslardı dedıgım gıbı bunu belgelendırecegım bana ggore ıse bulgarların bır kolu olan ancak hrıstıyanlasmaya dırenen bu toplumun o donemkı bogomıllere karsı yapılan kıyımların ve baskıların da etkısıyle turkmenler yardımlastıkları bır gercektır ve bu surec pomaklıgı bıcımlendırmısktır ayrıca oyle pomak tıpler var kı gercekten de rumelıdekı turkmen oldugunu soyleyen pek cok kısıden daha cok asyatık ozellık sergılemekte bununla bırlıkte  folklorık ozellıkler  calıgıları gıyımlerı  turkuler artık osmanlı etkısı mıdır bılmeyecegım ancak onemlı oranda proto turk ızler de tasımakta bunlar kısısel gorusler dedıgım gıbıturklestırme gıbı bır kaygım yok ancak pomak yanımdan dolyı mıdır nedır bılmıyorum ama osmanlı - turkıye surecınde pomaklar herkesten daha cok turk olduklarını kanıtlamıslardır ve bu tarıhsel surec ıcınde varlıklarıyla turklugue buyuk katkılar sunmuslardır

Offline bogutevolu

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 1000
  • Gender: Male
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #35 on: December 30, 2010, 10:34 »
Öncelikle hoş geldiniz. Burada yapacağınız araştırma ve inceleme sonuçlarını bizimle paylaşmanızı umuyoruz.

Fark ettiyseniz biz bir takım ön yargılardan çıkış yaparak propaganda amaçlı yönlendirmelerden kaçınmaktayız. Buradaki kaygımız tamamen bilimsel verilere uygun olarak Pomaklar konusunu araştırmaktır. Çünkü Pomaklar bölge ülkelerinin özel ilgi odağı durumundadır.

Türkiye açısından konuya baktığımızda, Türk milletinin ve devletinin bize olan olumlu bakış açısı nedeniyle bizi kendilerinden ayrı saymadıklarından bazen bizi bir kalem de türk kökenli olduğumuzu ilan ediyorlar. Bizim bu teze peşinen red yollu bir yaklaşımımız söz konusu değildir. Ancak meseleye dünyadaki objektif kaynaklar açısından bakacak olursak konunun tek yanlı açıklamalarla ifade edilecek kadar basit olmadığını görüyoruz. Yani Pomakların kökeni konusunda tek yanlı bir diktasyon ile Kumanlardan geldiğini öne sürmek halen kanıtlanmamış bir iddia olmaktan öteye geçmemiştir. Yani biz Pomakların kökeni Kumanlardan gelmektedir tezini sırf türk kökenli diye reddetmekte değiliz. Ancak yapılan araştırmalarda Rodoplara kuman yerleşimi ve kalıntıları konusunda çok fazla bir veri yoktur. Varsa bile bu ancak Makedonyadaki Kumanovo ismiyle sınırlı kalmaktadır. Bu durumda yapılacak bir fikir yürütümü ile Kumanovo isminden yola çıkılarak Pomaklara bağlanma çabası için ciddi argümanların ortaya konması lazımdır. Pomakların genetik formasyonu az çok incelenmiş olmasına rağmen şimdilik böyle bir bağlantı ortaya konulamamıştır. Dil açısından Pomakça güney Slavca temelli bir dil olarak, Bulgarcaya yakındır, ama Bulgarca değildir. 19. yüzyılda standart Bulgarca inşa edilirken Rodop Slavcasının dışarıda tutulmasından dolayı Pomakça ile Bulgarca az çok farklı niteliklere sahiptir. Denebilir ki arkaik Pomakça Bulgarcadan çok eski Rus diline yakın bir tonlamaya sahiptir. Bu nedenle Bulgarca konuşanların bir kısmı özellikle resmi Bulgarcanın etkisinin tam nüfuz edemediği için bakir kalmış olan Güney Rodoplar bölgesindeki Pomakçanın yarısını bile anlayamamaktadırlar.

Pomakların etnik kökeni her ne kadar tek bir kökene indirgenemez ise de, MS. 6. yüzyıla kadar ondan önceki  ikibin yıl boyunca yörenin yerli otokton halkı olan Trakların MS. 6. yüzyıldan itibaren bölgeye gelen slav göçmenlerin baskın kültürel etkisi altında Rodop halkı dönüşüme uğramıştır. Bölgeyi kendi dil ve kültürleri altına dönüşüme uğratan bu Slavlar Smolyani, Mirvatsi ve Draguvitsi klanlarıdır. Bu sırada Tuna ile Balkan sıradağları arasındaki Bulgar Türkleri ile karışan başka slav kütleleri 2 asırlık birliktelikleri sırasında adı Türkçe ama kendisi slav bir niteliğe sahip Bulgarya adında bir devlet kurmuşlardır. Bu devlet ile Rodoplardaki Slavların kaderi en az 200 yıl ayrı gitmiş ve sonra birleşmiştir. Bu nedenle biz  kökensel ve kültürel açıdan Pomakların çalakalem Bulgar kökenli oldukları konusundaki tezleri ihtiyatla karşılıyoruz.

Pomakları asıl tarih sahnesine çıkaran etki şüphesiz 5 asır sürmüş olan Osmanlı dönemidir. Tahrir kayıtlarının incelenmesiyle bütün Balkanlardaki Müslümanlaşma aşamaları rahatlıkla köy ve isim bazında bile izlenebilmektedir. Bu kayıtlara göre Müslümanlaşma birkaç yoğun dönem dışında zaman içinde tedricen olmuştur. Bu da Pomakların Türkler tarafından kılıç zoruyla Müslüman yapıldığı iddiasının doğru olmadığını göstermektedir. Osmanlının özellikle toprak düzeninin bozulmasıyla ortaya çıkan isyanları bastırmakta şiddete başvurmuş olduğu dönemlere bakarak bu olguyu zorla Müslümanlaştırmanın kanıtı diye öne sürmek doğru değildir.

Müslümanlaşma süreci sadece Rumelide değil Anadoluda dahi yaşanmıştır. Yine tahrir kayıtlarından Anadolunun dahi benzer şekilde eski Hristiyan halkını denebilir ki önemli bölümü Müslümanlaşmış ve Türkleşmiştir.

Bunun gibi Rumelide bir kısım halk bir çok nedenlerden ötürü hristiyanlığı bırakarak kendi tercihi ile Müslüman olmuştur. Bunların bir kısmı Pomaklar gibi daha önce ait olduğu toplumsal bütünlükten ayrışarak  yeni bir kültürel ve sosyal kimliğe bürünmüştür. Bu nedenle bizler Pomaklık olgusuna çok fazla etnik köken vurgusu yapmıyoruz. Pomaklık Dil ve halk kültürü açısından Bulgarlara benzerdir. Ancak benzerlik  başkadır, aynılık başkadır. Bugün bile Rodopların kültürel kimliği kendine özgü niteliklere sahiptir. Mesela Rodoplardaki kimi Hristiyanlar bile konulan dilin kendine özgü niteliğini vurgulamak maksadıyla dile Rodopça – Rodopski demektedirler. Biz de zaten işin ta başından beri dilimizin bu kendine özgü farkını Pomakça tanımıyla vurgulamaktayız. Bizim açımızdan ha Pomakça, ha Rodopça aynı gerçeği ifade etmektedir. Bize göre Pomakça Bulgarca demek değildir.

Sosyal kimlik açısından bakıldığında bugün bile Bulgaristandaki Pomakların çoğunluğu kendini Pomak olarak tanımlamaktadır. Ancak zaman içinde Bulgarlar ile Pomaklar arasındaki ayrışmanın izlerinin ortadan kalkmakta olduğu ve Pomak dili yerel özelliklerini zamanla kalkıp Bulgarcanın yaygınlaşmakta olduğu da bir gerçektir.

Aynı şekilde Türkiyeye göç eden Pomakların yüz yılı aşkın süre içinde Türkiyede belirgin bir asimilasyon söz konusu olmamakla beraber şehirleşmenin yaygınlaşmasıyla Pomak dil ve kültürü sönükleşmiştir. Bugün Türkiyede resmi ve akademik çevrelerin henüz kanıtları ortaya konamamış Kuman = Pomak eşitlemesinin etkisi yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır.

Türkiyede Pomaklar üzerine belirgin bir asimilasyon kampanyasının olmadığını, bunun yerine Pomakların gönüllü asimilasyonunun olduğu söylenebilir. Bu yüzden olsa gerek özellikle sitemizin açılmasının ardından bu sitede yayınlanan bir çok kişisel anıda pek çok Pomak kökenli kimsenin neredeyse son yıllarda kendilerinin Pomak olduklarını öğrenmiş olmaları biz Pomaklara özgü tuhaf bir durumdur.

Bir kısım Pomaklar kendi aile ortamında Pomakça konuşuyor olsalar bile çocuklarına Pomakça öğretmek için bir ihtiyaç hissetmemişlerdir. Bu nedenle son dönem Pomak nesli arasında Pomakça unutulmuş durumdadır.

29.12.1989 tarihinde Bulgaristanda Pomakların örgütlediği ve halen Pomaklar arasında Kurtuluş bayramı olarak kutlanmakta olan isimlerin geri verilmesi için yapılan Sofya mitingi Bulgaristanın demokrasiye dönüşüm sürecini tetiklemiştir. Bu olayın ardından daha önce Bulgar yönetimlerince şiddetle baskılanan Pomak kültürü özellikle yerel yönetimlerin desteğiyle canlanma sürecine girmiştir.

1989 yılına kadar Pomaklar türk soylu olarak nitelenip Türkiyeye göçmen olarak itirazsız kabul edilmekte iken bu tarihteki göçler sırasında artık Türkiyenin politikasında değişiklik gözlenmiştir. Türkiye artık Pomakları Türkçe konuşmadıkları gerekçesiyle sınırdan içeri kabul etmemiştir. Yani bir anlamda Türkiye kendi sınırları içindeki Pomakları Türk saymış, ancak Bulgaristandaki Pomakları Bulgar saymıştır. Bu nedenle 1989 ardındaki süreçte Türkiyeye kaçak yollardan gelen Pomak kökenliler vatandaşlığa kabul edilmeleri beş yılda daha fazla bir sürede mümkün olabilmektedir. Yani Türkçe öğrenene ve kültüre adapte olana kadar vatandaşlığa alınmamaktadırlar.

Tarihsel sürecin özümlenmesi sonucu bizler kendimizi Türkiye vatandaşı Pomak kökenli olarak görmekteyiz. Gerçeği söylemek gerekirse Türkiyedeki Pomakların büyük çoğunluğa açısından Türkleşme süreci tamamlanmıştır. Bizim bütün gayretlerimiz tamamen kişisel tercihlere bırakarak kendi dil ve kültürümüzü kısmen de olsa yazıya geçirmekle sınırlıdır. Sitemiz Pomaklar ile ilgili gerçekleri objektif biçimde araştırmaya ve kamuoyuna sunmaya yöneliktir. Bu nedenle tümüyle bağımsız bir niteliktedir.

Farklı etnik kökenlere sahip toplumların barış içinde bir arada yaşamasını benimsiyoruz. Etnik köken konusunun ne yok sayılarak ne de gereğinden fazla abartılarak başkalarına zarar verme noktasına gelmesine karşıyız. Bu ülkenin ayrılmaz bir parçası olduğumuza inanıyoruz. Bunun kanıtı 400 yıldan fazladır Pomak ve Türk kaderinin birlikte yürümüş olmasını bundan sonrası için hedef olarak görmekteyiz.



Offline Тоска

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 2346
  • Gender: Male
  • % 100 + POMAK
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #36 on: January 08, 2011, 10:59 »
"X. asrın başlarında Bogomil adlı bir Bulgar rahibi eski doğu kültürlerinden etkilenerek Balkan Hıristiyanlığında eski Ariyusçu geleneğe dayanan yeni bir anlayışı ortaya çıkarmıştır. Bu anlayışa göre insanın mümin olmak için kiliseye ihtiyacı yoktu, yâni kilisenin hiyerarşik yapısı tamamen reddediliyordu. Haç onlara göre yanlış inancın bir semboludur. Bogomillere göre iki çeşit mümin vardır. Birinci grup normal alelâde müminler, ikinci grup ise temizlenmiş müminlerdir.  Ikinci grup müminler bu dünyâ isteklerinden uzaklaşmış ve maddî yönlerini hiç sayarak nefsini temizlemeye çalışan insanlardır.

Bogomil anlayışı kısa süre için Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan ve Bosna’ya yayılmıştır. Bogomiller Bosna ve Hersek’e XII. yüzyılda Kral Nemanya tarafından sınır dışı edildikten sonra gelmişlerdir. Kulin Ban döneminde Bosna-Hersek Kilisesi tamamen Bogomillerin eline geçmiştir.

Bogomillerin tek tanrı ve kilise otoritesini ortadan kaldırma anlayışı Katolik ve Ortodoks merkezlerinin tepkisine sebep olmuştur. 11 Eylül 1200 yılında Papa III. Inonencije Macar kralı Emerik’e  şöyle yazmıştı: “… Değerli kardeşimiz Bernard Split bölgesinden
büyük sayıda Bogomili uzaklaştırmıştır. Split’ten kaçan Bogomilleri Bosna kahramanı Kulin Ban kabul etmiş ve onların düşüncelerine katılmıştır.

Papa  Inonencije’nin Macar kralına yazmış olduğu bu mektup Bosna ve Balkan Bogomilleri hakkında söz eden ilk papalık evrakıdır. Bundan sonra birçok papa ve Vatikan büyükleri Bogomillerin dinden çıkmış bir sapık mezhebe mensup (haereticus) olduklarını
bölge yöneticilerine değişik vesîlelerle bildirmeye çalışacaktır. Ta’limât olarak gönderilen mektuplarda papalık, bölge yöneticilerine bu yanlış inancın kökleri kazınması gerektiğini devamlı söylemiştir.

Batı Kilisesinin Bogomillere karşı acımasız tavrı aynı  şiddetle Doğu Ortodoks Kilisesi tarafından da uygulanmıştır. Patrik Teofilakt Bulgar kralı Petar’a (927-969) gönderdiği mektupta diyor ki Bogomil hareketi Hıristiyanlığın başında mevcut olan kilise karşıtı hareketlerin devamıdır. Bu nedenle Katolik Kilisenin uygulamaları doğrudur ve Ortodokslar da bu harekete karşı aynı şiddetle davranmalıdır.

Bu fetva sonucu Bogomiller Bulgaristan’dan sınır dışı edilmiş ve Sırbistan’a geçmişlerdir. Ancak Sırbistan  (Raşka) kralı Stefan Nemanya onları Sırbistanda da barındırmamış ve büyük bir bölümü Bosna’ ya yerleşmiştir.

Katolik ve Ortodoks Kiliselerin ve onlara bağlı yöneticilerin Bogomillere karşı şiddet dolu davranışları bir taraftan, Bogomil anlayışındaki tek tanrı anlayışı, kilise hiyerarşisine karşı tavrı ve Bogomil anlayışı içerisindeki birçok kuralın  islâm dininkilerine benzerlik arzetmesi diğer taraftan Bosna’da yaşayan ahâlinin  islâm dinini kabul etmelerine büyük ölçüde sebep olmuştur. Aynı zamanda Osmanlıların Balkanlar’a girmeden önce birçok yerde değişik tarîkatlara mensup dervişlerin yerleştikleri bir gerçektir. Bogomil hareketi ise mistisizmin ağır bastığı bir anlayıştır. Böylece tasavvufî  islâm anlayışıyla Balkanlar’a ve özellikle Bosna’ya giren ve tenhâ yerlerde zâviyeler kuran dervişlerin etrâfında yerli halk toplanmaya başlamış ve onlara karşı ilgi duyup sevgi göstermiştir.

Kaynaklarda yer alan ifâdelere göre Bogomiller kurtuluş yolunun sakramentler sonucu elde edilemeyeceğini söylemiş ve kurtuluşun insanın iç dünyâsıyla ilgili olduğunu, papazlarla alakası olmadığını ifade etmişlerdir. Onlar Meryem Ana kültü ve azizlerin risâlelerini kabul etmemişlerdir. Onlara göre Hz. Îsa’nın bedeni gölge bir bedendi, bu nedenle esasen o ne ıztırap çekmiş ne de ölmüştür. Mâbetlerinde ikonoğrafya hiç kulanmamışlar ve ruhun makamlara yükselebileceğine inanmışlardır. Genelde münzevî hayâta önem verip lükse tamamen karşı çıkmışlar. En önemli bayramları Hz. Îsa’nın Doğumu ve Purilli dedikleri ilkbahara giriş günüdür."

*  Bogomilska Crkva Bosanskih Krstjana - Mandiç Dr. O. Dominik

* Petrovskij N.M.,  Pismo Patrijarha Konstantinopolskoga Theofilakta, carju Bulgarii Petru,  izvestija otdel Ruskoga I Slavenskoga imper. Akademija Nauka, XVIII,3. St. Petersburg 1913, s.361-68.

Offline Тоска

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 2346
  • Gender: Male
  • % 100 + POMAK
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #37 on: January 08, 2011, 11:18 »
"Güney Slav târihinin en eski kaynaklarından biri olan pop dukljanine ait salnamesinde (Ljetopis) şöyle denilmektedir:
“O zamanlar Sicilya’dan birçok Arap (Saracen) gemisi göründü. Sâhil şehirlerinin tamamını yıktılar. Latinler ise kaçarak slavların kaldıkları tepelere yerleştiler. Daha sonraları slavlar latinlerin şehirlerine dönüp onları köleleştirdiler”.

*Muhamed Hacijahiç,

Neki Pojavni oblici islamske civilizacije u nas  2/1982,  Rijeka, s.212.

Yorum:

Slavların yerleşimlerinin daha çok dağlık kesimlerde bulunduğuna dair bir örnek.

Offline ancazin

  • Member
  • **
  • Posts: 38
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #38 on: January 09, 2011, 18:37 »
Tüm okuduklarımdan anladığıma göre  çıkmaz bir tartışma ve sonuçsuzluk söz konusu nitekim bütün kendine özgü budunlar geçmişleriyle ilgili bilinmezliklerini çözümleyebilmiş olmalarına karşın Pomaklık üzerindeki bilinmezliklerin halen çözümsüz kalması düşündürücü.
Bir de şu yönden irdelesek ;
Şu anda Bulgaristanda Bulgarca etkisiyle iyice yozlaşmış pomakça ile  Yunanistanda Türkçenin etkisiyle ve bazı yörelerinde yunancanın etkisiyle değişime uğramış silikleşen pomakça üzerinden değil de bilinen daha eski özgün biçimi açısından pomakça incelendiğinde çıkarılan sonuç  ekslovanca , ukrayna slavcasına daha yakın bir dil olduğu. buna örnek bir yakınımın hanımı ukrayna slavlarındandır ve  eski göçmen pomaklardan olan yengemin dedesinden ninesinden kalma eski pomakça denilebilecek daha katışıksız daha özgün pomakçasıyla sözünü ettiğim ukraynalı slavlardan olan gelinle  çat pat anlaşabiliyor olması. bu da gösteriyor ki daha eskiden de pomakça  yani en azından bir yüz yıl öncesinin pomakları bulgar ve yunan politikalarından çok etkilenmediği dönemde konuşulan pomakçanın ukrayna slavcasıyla anlaşma oranın azımsanmayacak düzeyde yüksek olduğu kanısına varılabilir ve buna göre pomakların  bulgar soyundan değil de  bulgarların sürüklediği slavlarla ilişkilendirilebilecek ve türklükten sıyrılmış tarihsel bulgar kavminin oluşumunda farklılığını korumuş kökleri daha kuzeye dayalı bir toplumun soyundan olabilecekleri mantıklı görünüyor.
ayrıca bununla birlikte bazı türk kaynaklarda  pomakçada yüzde yirmi beş oranında  osmanlı türkçesinden alıntılanmamıs daha çok kıpçak - uz ve eski bulgar kökenli eski türkçe sözcüklerinde yer alıyor olması. bu doğruysa eski daha özgün pomakçada böyle bir sözcük varlığı söz konusuysa bunu eski bulgarla olan ilişkileriyle açıklayabiliriz  kaldı ki bulgar - pomak karışımı daha doğrusu bulgar etnik yapısını oluşturan  utugur  hun  avar  trak ulah slav karşımının ortaya çıkardığı kültür çerçevesinde var olmuş ve osmanlı dönemi sürecinde pomaklığa dönüşmüş olan kimliklenmenin dil yapısı içerisinde öztürkçe-eski türkçe öğelerin bulunmasını da bulgarlaşma sürecinin etkisi olarak görmek olanaklı yanı pomakları balkanlara osmanlı öncesi yerleşmiş proto türk unsurların etkisinden çok bundan aramak daha gerçekçi bu da aynı zamanda  bulgarlar kadar olmasa da az oranda türk kanının pomak denilen kitleye de karıştığı anlamına gelebilir ancak pomaklığı Türklükle buluşturan ve ortaklaştıran osmanlı dönemi olmuştur
sonuç olarak pomak diye kimliklendirilen insanlar denilen bulgar türklerinin sürüklediği slav topluluklarındandır anayurtları ukraynadır  ve bulgarlar ise slavlaşmış ve hristiyanlaşmışlardır ancak pomaklar  bulgar türkleri hristiyan olarak slavlaşırken pomaklar hrisyanlığa uzun süre direnen bogomillikten de çokça etkilenen ve bulgarla ile uzun yıllar çatışma halinde kalan slav topluluğu olarak osmanlı etkili oluncaya dek varlığını sürdürmüş ve bu keez müslüman olan pomaklar türkleşmiştir  yanı slavlar turklerden bır soy kazanırken turkler de slavlardan bır  soy kazanmıstır
bu benım vardıgım sonuc
,
kaldı kı osmanlı - turkıye surecınde pomaklarla turkler fazlasıyal evlendıklerınden pomaklar daha uc yuz yıl once onemlı oranda osmanlılasmısken artık pomaklıgın slavlıgından bahsetmek yersız bulgarların ne kadar turk olabıleceklerını tartısmak kadar abestır


benım vardıgım sonuc bu bılmem sız ne dusunursunuz

Offline Тоска

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 2346
  • Gender: Male
  • % 100 + POMAK
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #39 on: January 09, 2011, 19:35 »
Sayın ancezin,
Müslümanı olsun hristiyanı olsun rodoplarda yaşayan ve aynı slavik lehçeleri konuşan halk bana göre günümüzde coğrafi sınırları bulgaristan olarak belirlenmiş bulgar milletinden antropolojik ve dilbilimsel olarak farklıdır. Rodop hristiyanlarını bulgar milletine bağlayan, rodop müslümanlarını türk milletine bağlayan temel neden kim ne derse desin "din"dir. Pomaklar'ın kullandıkları slavik lehçeler aynı bölgedeki hristiyanların kullandıkları ile birebir aynıdır yalnız islamiyetle birlikte müslümanların kelime dağarcıklarına eklenen kelimeler az bir fark teşekkül ederler. Dil incelendiğinde arkaik slavcanın ve bölgeye has bir gramer yapısının hakim olduğu görülür. Rodop şivelerinde (pomakça) görülen  fakat resmi bulgarcada aynı şekilde telafuz edilmeyen veya bulunmayan "Kotoriyy" "yatse" "ya" "glöda" "ruka"  "briz" ... ve bunun gibi rusça kökenli kelimelerin ağırlığı ise dilin saf halini göstermektedir.  Zira rodoplar bölgesi dağlık coğrafi yapısı hasebiyle dış etkenlere kısmen kapalıdır.  Bu arada sonradan inşaa edilen bulgar dilinin de farklılaşmayı gün açığına çıkardığı aşikardır. Etnik bilim açısından incelendiğinde sahip olunan dilin etnisiteyi belirlediği yaklaşımı tamamen doğru değildir. Pomaklar evet slav dilini konuşurlar, bir çoğu günümüzde tarif edilen şekilde slav ırkının fiziki özelliklerini taşırlar ama balkanlar gibi bir coğrafyada insanları tek tip ırktan geldiklerini söyleyebilmek olsa olsa ahmaklıktan öte bir şey değildir. Benim naçizane tanımlamam pomakların tarihi süreç esnasında slavlaşmış ve osmanlı millet sistemi içerisinde ümmet temelli olmak üzere özgünleşmiş bir toplum oldukları istikametindedir. 
Saygılarımla.

Offline ancazin

  • Member
  • **
  • Posts: 38
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #40 on: January 10, 2011, 00:03 »
başlangıçta ortak noktaya varıyor gibi görünmüşsek de devamında ayrılmışız.
yazınızın sonunda anlamadığım  yazının başında anlattıklarınızla yazınızın sonunda dediğiniz  bana göre pomaklar sonradan slavlaşmış - demenizdir. burasını anlayamadım  neydi de slavlaştılar...
özür dilerim ama kendi yazım hala bana daha mantıklı geliyor ve tüm yapılan aktarmalarınızdan yararlanmam ve kendi araştırmalarım sonucundaki çözümsüzlük  baskın kültürlerin asimile etme çabası nedeniyle olmuş daha kanıtlanabilir somut izler üzerinden baktığımda ben aşağıda yazdığım sonucu cıkarııyorum.
dediğiniz gibi balkanlar gibi bir bölgede saf ırk arayışı yapmak çıkmazlığa girmek elbette ancak bu tüm dünya ırkları için geçerli.zaten artık dilimizde bulunan iki sözcük farklılaşmıştır  ulus deriz artık budun demeyiz biri milletdir digerı etnik bir milli toplumu ifade eder . dünyadakı bütün halklar da artık baskın uygarlıkların biçimlendirdiği ancak farklı budunlar ve karışımlarının oluşturduğu uluslar durumundadır en yenisi de amerikan ulusudur ancak dilleri ve kültürel yapıları ile her ne kadar özgün iseler de ingiliz - latin egeminliğinde biçimlenirler.
çinliler deriz lakin çin budunu o milyarlık nüfusun iiçinde  yüzde 45lerdedir lakin büyük ve kaynaşmış bir çin ulusu vardır.
eger bıraz zorlayıp gen ısıne bulasırsak bu kez de slavlarda agırlıkla yer alan R1 genının R1ab olarak ozde aynı koke mensup gen grubunun ıkıncıl grup olarak en cok turkler arasında da bulundugunu goruruz kı bu turkler turkıyedekıler degıl  sıbırya turkler arasındakıler ıcın gecerlıdır ancak buna ragmen turkıye turklerı arasında da oranı yuzde onbeslere yakındır
kısacası yedı mılyar ınsan neslının bınlerce yıllık gecmıs atalarına dayanan soylarının harıtasını cıkartmak ve buradan kendımıze saf bır kol bulabılmek ve bunun uzerınden bır kavım tanımlamaya calısmak  orglar torglar romanına konu olacak kadar fantastık kacacaktır
benım demek ıstedıgım ozde suydu:
hunlar ıle utugurların ve kısmen fın-ugorları da ıcıne karıstırmıs olan bır turk kavmı olan bulgarların ukrayna uzerınden slavları da arasına katarak sımdıkı bolgelerıne gelmesı ve uzerıne bır de devlet kurması ancak bızans ıle daha sonra kendılerının bıle azınlık durumuna dusmesıne neden olacak slac goclerının kalabalıklamasıyla bas edemeyıp  slavlarla yerlı trak ve vlahlarla karısmaları sonucunda  kavmı adlarını yıtırmeseler bıle budunluklarını yıtırıp ulusallıklarının dogal dongu ıcerısınde ve dedıgınız gıbı dın eksenlı evrılmesınden baska bır sey degıldır  ıste pomaklık da bu surec ıcındekı bır unsurdur ve daha sonra pomaklıgı da donusturen dın eksenlı olmustur ancak pomakların dıl ve kulturel yapğısını ayırt edebılıryouz ve bu bızı bulgarlıktan uzaklastırıp aslında daha ozgun bır slavlıga goturuyor  dort yuz yıllık osmanlı hakımıyetı ıse  pomaklıgı yenı bastan yaratıyor adeta ancak buna ragmen var olan bır halk var bu halk bır budun degıl bulgar slavlık ıcınde hrıstıyan bır unsur ıken pomaklın ıse turkluk ıcınde musluman bır unsurdur kaldı kı turkıyede pomaklıktan artık bahsedılebılır mı orası da kuskulu  kac ğpomak neslı geldıgınden berı saf pomak evlılıklerle neslını devam ettırmıs durumdadır sızce, buyuk cogunluk  yıne cogu kendılerı gıbı gocmen kıtle olan turk kokenlılerle kaynasmıs durumdadır ve pomaklık bu cevre ıcınde sadece bır tarıhsel malzeme olarak kalmaktadır


Offline ancazin

  • Member
  • **
  • Posts: 38
Ynt: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #41 on: January 10, 2011, 00:34 »
Sayın Bogutevolu'nun yazısını okumamısım  demın fark ettım.  evet Bogutevolunun anlatımı bana mantıklı geldı sanırım kendımce vardıgım sonucla pek cok yonden ortusuyor. temelde bulgarla ve kumanlarla ılgısı olmayan slav kokenlı olan toplulugun belkı basta az sayıda kumanla  sonra az cok trak ulah gıbı unsurlarla belkı de bıraz da bulgarla karıstıktan sonra uzerıne bıraz da turk katıldıgında ortaya cıkan ve o zamana kadar bolgesel olarak farklılıgını korumussa da ıslamlasmayla  asıl sımdı tartıstıgımız ve bır turlu ısın derınlıgıne ınemedıgımız karmasık kokenlerden gelen ummet bırlıgıne dayalı bır halk  kımlııgı ortaya cıkıyor.
bıraz pomak gıyımlerı ve kulturunu ınceledım folklorık gıyımler  bıraz slav bıraz osmanlı-turkmanı hatta  romanya tatarlarına bıle benzeyen yonler var
tıplere bakınca  bıraz bulgarı bıraz tatarı bıraz slavıc ancak agırlıkla slavık ancak net bır tıpleme yok
turkıyede ıse pomakları  yerlı  ozellıkle manav dıye anılan kıtleden ayırmak zor  ısın  bu kısmı daha da ılgınc
kısacası bu ısın ıcınden cıkılmaz
tarıhte bulgar turklerı vardı lakın bugun turke dusmanca bakan bır bulgar slavlıgı var,
tarıhte uzlar kumanlar pecenekler hunlar avarlar vardı lakın bunlar yok artık macarlar  bosnaklar pomaklar bosnaklar tatarlar gagavuzlar turkmenler var 
gecmıste koskoca bır roma vardı sımdı on mılyonlık bır yunanlılıktan baska  ortalıkta bır romalı yok   rumları anmııyorum bıle  helenlerle ılıskısı ırksal anlamda o kadar ortak degıl
tarıhte bır de rodoplar dıye andıgınız bolgede kendıne ahrıyanı ya da baska bır sey bellı kı bır adı olan topluluk da vardı osmanlıdan berı de pomaklık var
bır yuz yıl sonra ıse turkıyede pomaktan  bahsedılebılecek mı burası kestırmek cok zor  lakın balkanlardakı turkler  anadoluya gocmemıs olsalardı su anda pomaklar coktan o ortamda ıyıce turklesmıs olacaklardır azınlık ve federe seklınde tezahur edecek ortamın psıkolojısıyle bur sonucu beklemek kacınılmaz
bugunku turk kurt konusuna baktıgımızda kurtlesen turkler ve turklesen kurtler gıbı  cıddı bır ıcıce gecmıslıge ragmen bır dusmanlasma ve ayrıklasma ortaya cıkabılıyorsa anlasılan o kı mılletlerı dınler cıkarlar sıyaset-devlet-hakımıyet ılıskıler belırlemekte  ve pomaklıkta boyle bır belırleme etkısının urunu
kafkasyada da balkanlardakı durum yasanıyor
ıskıtler kımmerler  hunlar hazarlar tatarlar oguzlar hatta bıraz da mogollar  ve eskı halklar arasında hınt avrupalı  sayılabılecek  osetler svanlar gurculer  sonra rusya egemenlıgı ve bugune geldıgımızde ısın ıcınden cık cıkabılırsen
kısacası pomaklık bır soy ırk ıfadesı olmaktan cok uzak
kultur tarıh bırlıgı ve akrabalıklar nedenıyle de turklukten bır parca oldugu artık ayıt edılemez bır gercek.
dılerım yuz yıl sonra da turkıyedekı pomaklardan soz edılebılsın ancak bu surec hem balkanlarda hem anadoluda pomakların aleyhıne ısleyecek ve pomaklık muhtemelen tarıhsel bır anı olarak kalacaktır.

Offline Тоска

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 2346
  • Gender: Male
  • % 100 + POMAK
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #42 on: January 10, 2011, 01:18 »
Yazılarımı iyi bir şekilde takip etmişsiniz. Bazı noktaları düzelteyim.

You are not allowed to view links. Register or Login
bulgarların ukrayna uzerınden slavları da arasına katarak sımdıkı bolgelerıne gelmesı

Böyle bir şey yok. Slavlar avar baskısı ile bulgarlardan sonra balkanlara indiler. Bulgar hanı presiyan tarafından Rodoplar ve pirinlerde  bizansa karşı savunma amaçlı olarak yerleştirilen Smolyani , dragoviti, berziti  ve strumyani gibi slav kabilelerinin kökenleri günümüzde beyaz rusya ve polonya arasında kalan bölgeye dayanmaktadır.   

Ayrıca proto-bulgarların türk değil türki bir kavim oldukları yönünde tezlerde mevcut. Ben bu tezlere tam olarak katılmasam da kafamda soru işaretleri beliriyor. Finlerin proto-bulgarlarla alakası nedir ?


You are not allowed to view links. Register or Login
pomakların dıl ve kulturel yapğısını ayırt edebılıryouz ve bu bızı bulgarlıktan uzaklastırıp aslında daha ozgun bır slavlıga goturuyor.

Özgün slavlık demek yine yalnış olur. Unutmayalım ki slavlar her ne kadar asimile eden tarafta olsalar dahi farklı coğrafyanın onlara getirdiği yeni bir sentez söz konusudur. Aynı şekilde slavik bir homojen yapıdan söz etmemiz de imkansızdır zira farklı kabileler söz konusudur. En basit örnek kabileler arasındaki lehçe farkıdır ki buna benzer farklar pirin pomakları ile rodop pomakları arasında bariz şekilde gözlenmektedir.


Offline ancazin

  • Member
  • **
  • Posts: 38
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #43 on: January 10, 2011, 12:54 »
proto bulgarlık eski bir türk kavmi özelliği taşır, utugurlar bugünkü tataristan başkurdistan ve çuvaşistan adlı özerkli türk bölgelerinin bulunduğu yerlerde yaşamaktaydılar ve bilirsiniz orada da bir bulgar devleti kurulmuştu hatta tarihte islamı ilk resmen kabul eden han oradaki bulgar hanıdır. bugünkü kazan tatarları diye anılan tataristan  türkleriyle başkurdistan özerk yönetimi altında toplanmış bulunan başkurt türkleri bu hanlığın devamı olup  altınorda döneminde gelen daha doğudaki türk ve kısmen moğol boylarını da arasına alarak özümledi ancak değindiğim utugur diye anılan asıl kütle avrupa hunlarının yıkılıp  hunların üçe ayrılmasından sonra  bir öbeği  kafkasyaya doğru geri çekilmiş bir bölümü macaristana bir bölümü ise  daha orta avrupaya doğru dağılmıştır bu daılmanın nedenini başlarındaki yöneticeliren tercihlerine bağlamak doğru olabilir en nihayetinde yüz yıllarca sürmüş büyük bir hun imparatorluğundan bahsediyoruz büyük bir kitle söz konusu ve başsız değiller ama yıkıldılar ve otorite bölünmüş olabilir.  bat avrupaya yol alanlar almanlaştı bu küçük bir kitleydi,  macaristana  üç kabile gitti bugünkü sekely diye anılan ve kendilerini macar değil hun diye tanımlayan ve başlarında bir bayanın bulunduğu bir azınklık kitlenin ataları olan hun boyları da macaristana yerleşti  macarlar  dokuz kabileden oluştu  altısı macar  üçü hun , hunlular macarlar arasında yabancılık çekmemiş olmalı ki macar uluslaşması uzun sürmedi bir tek geriye  günümüzde sekely denilen grup kaldı  doğuya giden grup ise  utugurlar ile karıştı ve o dönem bulgamak eymleminden türeyen bulgar adı yaygınlaşmaya başladı bu yeni türk kütlesi  kuzey kafkasya ve hazarın kuzey kesimlerinde iken  başka türk kavimlerinin baskısıyla  bir kısmı yeniden balkanlara doğru uzandı ve günümüz balkan bulgarlığının tarihi de bundan sonra başladı  bu bulgar kitlesinin daha kuzeyde iken bile arasına slav kavimlerini aldığını ve balkanlara sürüklediğini biliyoruz  ve osmanlının balkan savaşları dönemine kadar ortada bir pomaklık da göremiyoruz  ancak dil lehçe kültür gibi öğeler ve genetik incelemelerle bir gikir  elde edilmeye çalışılabiliyor yani ortadaki karanlığın nedeni   aslında bulgarların balkan egemenliği slavların göçü  bizas ve sonrasında da osmanlı sürecinde yaşananlar öyle ya da böyle kuman avar uz gibi türk toplulukları  ile slav kabilileri balkanları biçimlendirmiştir türklerin sayıca azlığına rağmen slav kabilleleri üzerinde başta hakimiyet kurması ve devletler olarak varlık sürdürmüş olmalarıgenelde militer kuvvetlerin  yönetici kesimin ve bunlara bağlı kendi soyundan az sayıdaki halk tabakasının varlığını yadsınamaz kılar   bosna haklına macarların besenyö demesi   peçeneklere slavların becojnak diye isim vermesi ve sonrasında osmanlı döneminde  bosnalılara boşnak adının takılması konusunda  tartışma kısmen türklüğün bosnaya yerleşen peçenek ve az sayıdakı avarla  yerli slav ırkının karışmasından meydana gelen boşnak kavmi tanımlamasanı agötürüyor olduğu gibi pmokların oluşumu da slav olan bir bölgedeki kitlenin türk göçleri din karmaşasaı ve ardından osmanlının geliiyle din ekseni çerçevesinde oluşan yerlileşmkiş bir slav halkı çerçevesinde kimliklendiği anlaşılıyor

benim bunca yazılardan tek vardığım sonuç yukarıdada belirttiğim gibi;
pomaklık türk ve slav tarihidir, bulgarlar slavlaşmış slavlardan bir güruh da  türkleşmiştir  pomaklar kendilireni türk de kabul etseler soylarına ihanet etmiş olmazlar slav da kabul etseler haksız sayılmazlar  ortada bir ırk yok nitekim folklorik yapı slavdan çok türk tipler ne gagavuzdan farklı ne de bir slavdan  ukraynalılar ile romanyalılara da benzer yönleri çok klasik balkan tipi modeli  yani tarhisel süreçlerin hepsini barıdran güzel bir melezlik söz konusu
dily baskın derecede slavcı  pek çok türkçe kelimede barındırıyor din ise radikal bir bağlılıkla islam  tarihsel aidiyet açısından osmanlı önemli bir etken
bu anlamda pomaklık balkanlara türk szlav göçünün ve bir dönem sürmüş birlikteliğin ürünü olan ve kararını islamla birlikte türkün bir parçası olarak vermiş olan bir kitle
 geçmişi hareketli geleceği ise türkle birlikte olmasımuhtemel tarihi bir anı  anladığım bu yani pomak milliyetçiliği gibi bir düşüncenin bu anlamda gelişmesinin de bir ihtimali yok balkanlardaki müslüman halkların mücadeleleri hep türk  etkinliği çerçevesinde gelişmek durumunda kalacak ve ileride balkan müslümanları için bir fırsat doğarsa o da türkiyenin balkanlara yeniden  genişleyerek hakim olması olur bu anlamda  türkiye balkan pomaklarını gacallarını çitaklarını yörüklerini tatarlarını gagavuzlarını karalarını  yörüklerini türkmenlerini goranlılarını boşnaklarını kaybetmemek durumundadır

Offline Тоска

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 2346
  • Gender: Male
  • % 100 + POMAK
Re: Pomaklar üzerine farklı bir tarih okuması - Recep MEMİŞ
« Reply #44 on: January 10, 2011, 19:15 »
Biraz ekleme, biraz düzenleme ...

Quote
bilirsiniz orada da bir bulgar devleti kurulmuştu hatta tarihte islamı ilk resmen kabul eden han oradaki bulgar hanıdır

Kısacası volga bulgarlarıdır

Quote
üç kabile gitti bugünkü sekely diye anılan ve kendilerini macar değil hun diye tanımlayan


Székely halkı atillanın oğullarından biri olan csaba'nın savaşçılarından ve onun soyundan olanlardır.

Quote
macarlar dokuz kabileden oluştu

Macar ulusunun temeli keszi, nyeck, megyer, tarjan, kurtgyarmat, jeno, ker adlarındaki 7 ana kabileden oluşur. Bu yedi kabilenin hun kökenli oldukları ve yine aralarında atillanın akrabalarından almos ve oğlu arpad'ın bulunduğu bilinmektedir. Bu arada macar ulusunun şekillenmesinde kumanların da önemi rolü olmuştur.

Quote
osmanlının balkan savaşları dönemine kadar ortada bir pomaklık da göremiyoruz


Eğer balkan savaşları ile kastettiğiniz 1912-13 ise bu yorumunuz yanlış zira 

Cependant l'existence des Pomaks de Lofça a été signalée plus avant que celle des Pomaks des Rhodopes

Ami Boué, Receuil d'itinéraires dans la Turquie d'Europe, Vienne, En commission chez W. Braumüller, Librairie de l'Académie impériale des sciences 1854

Ami boue'nin viyanada 1854 yılında basılan Receuil d'itinéraires dans la Turquie d'Europe adlı eserinde 1838 yılındaki gezi notlarında pomak adını ilk defa telaffuz etmiştir.


Ayrıca Lejan'ın Ethnographie de la Turquie d'Europe - 1861 adlı eserinde de pomakların varlığı belirtilmiştir.

You are not allowed to view links. Register or Login

Quote
din ise radikal bir bağlılıkla islam
 

Osmanlı 18. yy sonlarında ve 19.yy başlarında görülmeye başlayan panslavizm hareketlerine karşılık müslüman olan ve slavca konuşan tebası arasında bu akımın yayılmaması ayrıca sonradan müslüman olan tebayı ümmete daha sıkıca bağlamak için dine ağırlık verdi. Her köyden belirli sayılarda genç erkeğin alınıp istanbulda veya edirnede islam fıkıhı ve kur'an öğretilip, hoca edilmelerinden sonra köylerine geri gönderilmesi ayrıca özellikle rodoplarda ihtiyaçtan fazla inşaa edilen medrese ve camiiler bunların bir kanıtı olabilirler.   


Quote
folklorik yapı slavdan çok türk

Özellikle rodoplarda kullanılan ve pomakların simgesi durumunda olabilecek/bulunan kaba - gayda'nın türk folklorunda yeri yoktur. (Rize ve artvinde lazların kullandıkları tulum ile karıştırılmasın).  Gayda bir slav çalgısı da değildir.

Quote
pomaklık türk ve slav tarihidir

Kısmen doğru fakat bunu genelleyip balkan tarihi dersek daha doğru olur.

Quote
türkiye balkan pomaklarını gacallarını çitaklarını yörüklerini tatarlarını gagavuzlarını karalarını  yörüklerini türkmenlerini goranlılarını boşnaklarını kaybetmemek durumundadır


Türkiye bu saydığınız tüm etnik guruplar için zaten kin-state durumundadır.


** Pomak adlandırmasının kökeni sanırım bulgar ortodoks kilisesi kaynaklı zira bulgar halkına rus destekli panslavizmi aşılayan en önemli unsur olan kilise kurulmak istenen ortodoks hristiyan slav bulgar devletinde bulgarca / slavca konuşan müslümanları osmanlının yardımcısı (pomaga = yardım etmek) ilan ederek psikolojik bir baskı oluşturmak istemiş ve zamanla bu terim halk arasında pomag/pomak olarak telaffuz edilerek benimsenmiştir. 

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42