Author Topic: Balkanların kısa tarihsel kronolojisi  (Read 7489 times)

0 Members and 1 Guest are viewing this topic.

Offline bogutevolu

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 1000
  • Gender: Male
Balkanların kısa tarihsel kronolojisi
« on: January 24, 2011, 08:20 »
BALKANLARIN KISA TARİHSEL KRONOLOJİSİ

Bölüm: 1

TRAKLAR:

MÖ 2000: Traklar bölgenin ilk sakinleridir. Geniş bir alana yayılmış olmakla birlikte Koca Balkan ve Rodop dağları üzerinde yoğunlaşmışlardır. Yunanlı tarihçi Herodot onları çok kalabalık bir kavim olarak niteler. Diğer bir Yunan tarihçisi Pausanias ise Trakların Keltlerden sonra en kalabalık kitle olduğunu söyler.

Traklar hiç bir zaman bir merkezi bir iktidar erki altında örgütlenemediklerinden bu kadar kalabalık olmalarına rağmen bölgede başat bir güç olamadılar. Ayrı boylar halinde sürekli birbirleriyle çatışma halinde yaşadılar. Herodot’a göre Traklardan 22 kabileden oluşan Sartreler ormanlık dağlarda oturdukları ve bu yüzden uzunca süre başat güç olarak kalabildiklerini nakleder.

Aristoteles ise yazıyı bilmediklerini söyler. Günümüz Yunanlı tarihçileri ise Trakların Yunanlılar gibi Olimpos tanrılarına inanmakla beraber savaşçı olduklarından savaş tanrısı Ares’e büyük önem verdiklerini, Trakyanın bu nedenle Ares’in vatanı sayıldığını, kahin Dionisos’un barınağının Rodop dağlarının doruklarında olduğunu ve Büyük İskender’in burayı da ziyaret ettiğini iddia ediyorlar.  (Kaynak: Petros A.Yorgancis,Simvoli Eis tin İstorian tis Thrakis)

MÖ 7.ve 5.YY: Traklar güneyden gelen Yunanlıların saldırısı üzerine uzun ve kanlı çarpışmalara giriştiler. Onları Rodopların eteklerinden yukarıya sokmadılar.

MÖ 480: Traklar ilk defa Kserkes komutasında Pers ordusuna boyun eğdiler. Ancak kısa sürede özgürlüğüne kavuştular. (Mousopoulos)

MÖ...: Traklar ikinci olarak Makedon kıralı Filip’e ve ardından oğlu Büyük İskender’e boyun eğdiler. (Spir. Kirtakidis. Peri tin İstorian tis Thrakis)

MÖ 2 YY: Roma egemenliğinin yükseliş dönemidir. MÖ 148 yılında Romalılar Makedonyayı ele geçirdi. MÖ 129 yılında tüm Trakya kıyılarına egemen oldular.  Traklar yurtlarının bir bölümünü kaybetmelerine karşın Rodop dağlarında uzun süre otonom kalabildiler.

MS 46: Son Trak kıralı III.Rimitalke’nin ölümüyle Traklar Roma egemenliği altına girdi. Roma imparatoru Avgustus zamanında Trakya başkenti Filippopolis olmak üzere bir Roma eyaleti haline geldi. Bundan sonra bölgeye başka kavimler yerleştirildi ve Trakların adından bahsedilmez oldu.( Yorgancis)

ROMA DÖNEMİ:

3.YY: Trakya Roma döneminde sayısız saldırılara maruz kaldı. Gotlar bölgeyi yağma ettiler. Trakya halkını hristiyanlaştırma çabaları bu dönemde başladı.





BİZANS DÖNEMİ VE HUN AKINLARI:

378:  Bizans egemenliği döneminde Gotlar Balkanlara yeni ve şiddetli bir saldırı yaptılar. Ancak  Balamir Han önderliğindeki Hun ordusu tarafından mağlup edildiler. Hunlar MS 395 yılında ikinci kez Trakya’ya kadar ilerleyip geri çekildiler.

404-405-409: Hunlar Uldız Han komutasında Tuna’yı geçip Bizans’a gözdağı verdiler.

422: Rua Han Bizans’ın üzerine yürüdü ve Bizans’ı vergiye bağladı. (İbrahim Kafesoğlu: Asya Türk Devletleri)

434: Hunların başına Attila geçti.

441-442: Attila 1.Balkan seferinde Belgrad ve Niş üzerinden Trakya’ya ilerledi. Bizans İmparatoru II.Teodosius barış diledi.

447: Attila 2. Balkan seferinde Bizans ordusunu Vidin meydan savaşında yok etti. Edirne’yi kuşattı. Hedefi Constantinopl’u almak olduğu için dönüp, Thesalya’dan Thermopil’e kadar bir daire çizip tekrar gelip otağını Büyükçekmece önünde kurdu. Bizans feci sonuçtan kurtulmak için Anadolu anlaşmasını imzaladı. (Selahattin Salışık: Türk-Yunan ilişkileri ve Etniki Eterya)

453: Attila’nın aniden ölümüyle Hun devleti dağıldı ve Bizans nefes alabildi. (Ostrogorsky)

AVARLAR, BULGARLAR VE SLAVLARIN BALKANLARA GELİŞİ:

5 YY: Bölgede Avarlar ve kendilerine bağlı olan Bulgarlar görüldü. Avarlar; Oğur’lar ile Hun’lardan kalanları birleştirerek Bulgar adı altında Balkanlara getirmişlerdi. MS 506’da Balkanlara ilk Bulgar akını Trakya’ya kadar uzandı.

568: Avarlar bu tarihten itibaren Orta Avrupa ve Balkan tarihinde önemli bir tutmaya başladılar. Avarlar; aynı zamanda Orta Dnyeper, Dnyester ve Karpatları işgal ederek buradaki Slav boylarını da egemenlikleri altına almışlardı.  Avarlar bu yüzden hem Bulgarların hem de Slav boylarının Balkanlara yerleşmesini sağladılar. (Akdes Nimet Kurat: Doğu Avrupa Türk Kavim ve Devletleri)

Avar, Bulgar ve Slavlar kitleler halinde Balkanlara, Adriyatik ve Ege kıyılarına kadar yayıldılar. Bu yüzden Yunanistandaki halklar adalara sığındı. Bölgedeki etnik yapı değişti. Bizansın Balkanlardaki egemenliği sarsılmaya başladı. (Ostrogorsky)

626: Avar ve Bulgarlar Constantinopl’u kuşattılar ama başarısız oldular.

635: Avar Hakanının ölümü üzerine Batı bölgesi Bulgarlarının başı olan Kurt; Avar egemenliğini reddedip tarihte ilk Bulgar devletini kurdu.  yine aynı tarihlerde Kurt’un büyük oğlu Bayan yada oğullarından biri olan Kotrag kuzeye çekilerek İtil – Volga  Bulgar devletini kurdu. Üçüncü oğlu olan Asparuh han ise batıya yönelerek Tuna Bulgar devletinin başına geçti. (İbrahim Kafesoğlu: Bulgarların Kökeni)




ARAPLAR:

 674: Emevi halifesi Muaviye önderliğinde Araplar İstanbul önüne dayanıp kuşattılar. Ama 678 yılında başarısızlığa uğrayıp geri çekildiler.

TUNA BULGARLARI:

678 : Bizansın Araplar karşısındaki bu başarısının ardından Dnyester boyundaki Avarlar zayıf düşmeye başlayınca Bulgarlar dışındaki diğer Türk boyları İmparatora elçi göndererek Bizansa boyun eğdiler. Bundan sonra Balkanlarda Bizansın düşmanı olarak yalnızca Bulgarlar kaldı. (Ostrogorsky)

679-681 : Bulgarlar 678’den itibaren yeniden Tuna’nın güneyine sarkmaya başladılar. 679 yılındaki savaşı Bizans imparatoru Konstantin IV kaybetti. 681 yılındaki adlaşmayla Bizans Dobruca dahil Tuna ile Balkan dağları arasındaki bölgeyi Bulgarlara bıraktı. Tuna Bulgar devleti Bizans tarafından resmen tanındı. (Gürün)

Bulgarlar Avarların daha önce Balkanlara kendileri ile birlikte getirdiği slavlarla kaynaştılar. (Kafesoğlu)

Bulgarlar, Kendilerine sığınan 7 slav boyunu sınır boylarına yerleştirdiler. (Wikipedia: Smolyan) Birlikte Bizansa akınlar düzenlediler. Bu süreç içinde Bulgar Türkleri ve Slavlar kaynaşıp yeni bir millet oluşturdular. (Geza Feher: Bulgar Türkleri tarihi)

756: Bizans Bulgarlara karşı Anadolu’dan nüfus kaydırması yaptı. Ancak Bulgarların Bizansa düzenledikleri saldırı ile Bizans ile Bulgarlar arasında büyük savaşlar dönemi başladı.(Ostrogorsky)

803: Bulgarların başına Krum Han geçti. Avar Devleti Franklar tarafından yıkılınca Krum Han Doğu Macaristan ve Erdel’i işgal etti. (Geza Feher)

Ardından Bizans üzerine yürüyüp Selanik ve Termopil’e kadar toprakları ele geçirdi. Krum Han da İstanbul’u almak hayalindeydi. Bunun üzerine Bizans İmparatoru Nikephoros sınır boylarına bir çok eyaletten zorunlu iskan yaptı.

811: Bizans saldırıya geçip Bulgar başkenti Preslav’ı tahrip etmesine rağmen yenilmekten kurtulamadı. Krum Han Filibe ve civarını aldı.

813: Anlaşma çabaları sonuçsuz kalınca Krum Han Bizans ordusunu mahvetti.(Kafesoğlu) Krum Han Filibe üzerinden gelip Edirne’yi kuşattı. Ancak şehri tahrip etmemek ve anlaşmak istedi. Bizans görüşmeye Krum Han ile heyetinin silahsız gelmesini isteyip suikast düzenlediler. Bizans imparatoru Leon’un suikastından kurtulan Krum Han Edirne’yi talan edip halkını Tunanın kuzeyine sürdü.

814: Yeniden Edirne önüne gelen Krum Han  aynen Attila gibi kan boşanmasıyla öldü. (Ostrogorsky).

814: Yerine oğlu Omurtag geçti. Bizansla ticaret anlaşması yaptı. Tuna, Sava ve Drava bölgelerini aldı. Başkent Preslav’ı imar etti.

Balamir ve Presian hanlar Bizans saldırılarına karşı güçlenmek amacıyla Makedonya slavlarını kendilerine bağlamaya önem verdiler. Bu iki Han kendilerinden önce yönetici sınıfta ve halkta başlayan Hristiyanlık ve Bizans-Slav kültürünün yayılmasına karşı önlemler aldılar ama engel olamadılar. Daha önce yarı göçebe yaşayan Bulgar kültürü  yerleşik hayata geçmesiyle Bizans ve slavların kültürü karşısında dönüşüme uğradı. 

852-889: Boris Han Makedonyayı ele geçirdi. Bizans Sırpları Bulgarlar üzerine gönderdi. Sonra Selanik çevresine Vardariot denilen Türkleri yerleştirdi .(Geza Feher).

864 : Boris Han ortodoks hristiyanlığı kabul etti. Adını Mihail olarak değiştirdi. Han ünvanını bırakıp Knez ünvanını benimsedi. (Salim Kalaycı: Bulgarların Kökeni)
Böylece Tuna Bulgar Türk devleti 681-864 yılları arasında 183 yıl süren türk karakterini kaybetti.(Gürün)

Bulgar devletinin hristiyanlığı kabul etmesindeki iç ve dış faktörler: 
Önce Bulgar ve slav karışımdan oluşan bir hristiyan grup oluşmuş. Giderek Trakya ve Makedonya slavlarının da göç etmesiyle ülke içinde hristiyan Bulgar-Slav karışımı bir çoğunluk oluşturmuştur.   Çevre ülkelerin hristiyan olması  ve özellikle Bizans kilisesine bağlı hristiyanlar karşısında devletin varlığını korumak ve Bizans tarafından yutulmasını önlemek  için Gök Tanrı (Tangra) inancı bırakılmış ve hristiyanlık benimsenmiştir. (Geza Feher)

870: Ancak Boris-Mihail devletin Bizans tarafından yutulmasını önlemek için papalık ile Bizans kilisesi arasında taktik politikası izledi. Bulgar kilisesinin Constantinopl doğu kilisesine bağlanmasını kabul etmesine rağmen bir kilisenin bağımsızlığını Bizansa kabul ettirdi. Ülkedeki Grek papazları kovdu. Krill ve Metodius’un yardımıyla İncili Bulgarcaya çevirterek Bulgar papazları yetiştirdi.

893-927:  Simon döneminde barış bozuldu. Savaş çıktı.  894’te Simon Trakya’ya saldırdı. 896’da  Bulgarofion’da Bizans ordusu bozguna uğrattı. 904 anlaşmasıyla sınırları Selanik yakınına eriştirdi.

927-969: Petro ilk defa Çar ünvanını aldı. Bulgar Patrikliğinin bağımsızlığını Bizansa kabul ettirdi. Döneminde iç ve dış karışıklar Bulgar devletinin çöküşüne zemin hazırladı.

972:   : Boris II döneminde Peçeneklerin saldırıları sonucu zayıfladı. Bulgar devleti Rus, Bulgar ve peçenek askerlerinden oluşan ordusuyla Kiev prensi Svetoslav’ın eline geçti. Filibeyi işgal etti. Ancak Bizansa yenildi. Bizans Bulgaristanı ilhak etti. Bulgar patrikliğini kaldırdı.Bulgaristanın batısındaki kurtuluş çabaları sonuç vermedi.

Offline bogutevolu

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 1000
  • Gender: Male
Re: Balkanların kısa tarihsel kronolojisi
« Reply #1 on: January 24, 2011, 08:21 »
Bölüm: 2

PEÇENEK-UZ-KUMAN GÖÇLERİ:

Peçenekler:

1019-1026:  860’ lı yıllardan başlayan orta asyadan gelen Türk boylarından Peçenek, Uz ve Kumanlar birbirini iterek batıya doğru göçleri sonucu Emba-Yayık kıyılarındaki Peçenekler Hazar-Uz ittifakı karşısında  karşılarına çıkan Rusları yenip Tuna’nın güneyine sarkmaya başladılar. (Gürün)

1035: Peçenekler Makedonya Selanik’e kadar inip Bizansa üç akın düzenlediler, ama başarısız oldular. Kendi içlerinde kavgaya tutuştular. Bu durum Bizansa gerekli önlemleri alma fırsatı sundu.  (Gürün)

1049: Peçenek liderlerinden Kegen Tunanın güneyine geçip Bizansa yakınlaştı ve kendisine bağlı 20 000 Peçenek hristiyan oldu. Kegen Karadeniz kuzeyindeki Turak’ın liderliğini yaptığı Peçeneklere saldırıp onların çocuk ve kadınlarını Bizansa esir olarak satıyordu. Turak anlaşma gereği bu duruma son verilmesini istedi. Ama isteği reddedildi.  Turak Tunayı geçti. Kegeni aramaya başladı. Kegen Turak’ın karşısına çıkmadı. Ancak disiplinsizlik ve hastalıklar Turak’ın ordusunu zayıflatınca bu kez Bizans, Bulgar ve Kegen’in Peçenek ordusu Turak’ın Peçeneklerini  perişan etti. yenilen Peçenekler Bizans tarafından Niş ile Sofya arasındaki bölgeye ve Makedonyaya yerleştirdi. Peçeneklerin liderleri Bizansa getirilip burada hristiyan oldular.

1049:  Bizans bu Peçeneklerden 15 000 kişilik bir birlik kurup Anadoluda Selçuklularla savaşmaya gönderdi. Ancak Peçenekler durumu görüşüp dönmeye kara verdiler. Tuna’ya dökülen Osmos ırmağı boyuna yerleşip Peçenekleri örgütlediler.  (Eröz) .

1050:  Peçenekler Edirneyi kuşattılar. Ancak Peçenek kumandanı Sulçe ölünce  kuşatmayı kaldırdılar. (Gürün)

1050-1065: Peçenekler süreli vur-kaç akınları ile Bizansı bunalttı. Bizansın üzerine gönderdiği orduyu 1053 yendiler. Anlaşma yapıldı. Ancak 1059 da anlaşmayı ihlal edip yine Peçeneklere saldırdı. 1065’ te yeniden barış yapıldı. (Gürün)

Uz’lar:

1065: 600 bin kişilik Uz kitlesi Makedonya ve Selanik yöresine hücum etti. (Eröz)
Mora yarımadasına kadar sarktılar. İklim koşulları ve iç disiplinsizlik nedeniyle zayıflayınca Peçenekler aniden üzerlerine saldırıp çoğunu kılıçtan geçirdiler. Kıyımdan kurtulan Uz’lar Bizans tarafından Balkanlar ve Anadolu’ya yerleştirildiler. (Gürün)

1071:  Peçenek ve Uzların çoğu Malazgirt savaşında Bizans tarafındayken Selçuklu Sultanı Alparslan’ın tarafına geçtiler.

1087: Peçenekler Çelgü liderliğinde Macarlarla birlikte Bizans üzerine yürüdüler. Yenilmelerine rağmen toparlanıp Bizansın karşı saldırısını püskürttüler. (Ostrogorsky)

Kuman’lar:

1087: Orta Asya’dan Balkanlara son Türk göç dalgası Kuman-Kıpçaklar Peçeneklerin Bizansa saldırısına destek verdiler. Ancak Kuman-Peçenek ittifakı uzun sürmedi. Bizans, Kumanları kendi tarafına çekmeyi başardı.

Orta Asyada Kıpçak olarak anılan Kumanlar Rus, Alman ve Ermeni dillerinde sarışın ve kumral anlamına gelen kelimelerle tanımlanmışlardır. (Eröz)
Venedikli ve Cenevizli tüccarlar 2500 kelimelik bir sözlük oluşturup 1303 yılında Kırım Sudak şehrinde “Codex Cumanicus” adıyla bastırdılar. (Kurat)

1090: Peçenekler İstanbul’u almak için hazırlıklara giriştiler. Orduyu Küçük Çekmece önlerine dayadılar. İttifak kurdukları Çaka Bey’in denizden gelecek birliklerini beklemeye başladılar.

Bu dönemde Selçuklular Anadolu’yu ele geçirmiş ve Ege denizine egemen duruma gelmişlerdi. Çaka Bey ve Peçeneklerin İstanbul’u alma girişimi Kumanlar ile Alparslan’ın işine gelmediği için Bizansı desteklediler.

1091: 29 Nisan 1091’de Meriç’in Lebunium bölgesinde Kumanlar Peçeneklere saldırdılar. Çaka Bey tehlikesini ise Alparslan ortadan kaldırdı.(Gürün)  Peçeneklerin bir kısmı Rodop dağlarına sığındılar.

1094: Kumanlar Bizans topraklarına girip Edirne yakınlarına kadar sokuldular. (Ostrogorsky)
1122: Peçeneklerin yeni bir kolu Tunayı geçip Bizansa saldırdı ama yenildiler.  Bu Peçeneklerin son saldırısı oldu. Peçenekler  Bizns tarafından Trakya, Makedonya ve Anadoluya yerleştirildiler. (Ostrogorsky)

1185: Norman Saldırısı:  Normanlar Makedonya ve Trakyaya saldırıp her yeri talan ettiler. (Yorgancis)

2. BULGAR DEVLETİNİN KURULUŞU:

1185: Bizansın zayıflamasından yararlanan Bulgarlar Petro ve Asen kardeşlerin liderliğinde ayaklandılar. Vergi yükü altında ezilen Bulgarlar Bizanstan koptular. İsyanda Kumanlar ve Vlahlar etkin rol oynadılar. Bulgar-Kuman kuvvetleri karşısında Bizans Tuna nehri ile Balkan sıra dağları arasındaki bölgeyi terk ettiler. İkinci Bulgar devleti kuruldu.

1190:  Bulgar devleti Dobromir zamanında Makedonyanın büyük kısmına sahip oldu.(Ostrogorsky)

1204: 4.Haçlı seferinde Franklar İstanbulu ele geçirip  1261 yılına kadar bir Latin İmparatorluğu kurdular. (Ostrogorsky)

1261: İznik’e sığınmış olan Bizans İmparatoru Mişel Paleologos İstanbulu geri alıp Bizans devletinin ömrünü 200 yıl daha uzatmayı başardı. (N.Türsan)

1264:  Tatarlar: Güney Rusya Tatarları Bulgarlarla birlikte Bizans ordusunu yendiler. Tatarlar 1271 yılında Teselya kıralı İoannes Tarkhaniotesin çağrısıyla yeni bir akın daha gerçekleştirdiler.  Bizans Tatarlar ile anlaşmaya mecbur kaldılar. Tatarlar bu sırada Bulgarları da denetimleri altında tutmaktaydı.(Ostrogorsky)

1305: Katalanlar: Bizansın paralı askerlerinden Katalanlar Bizansın zayıflamasıyla ganimetten mahrum kalınca Trakyada 2 yıl süreyle talan yaptılar. 1307’ de Rodop dağlarından geçip Kassandria’ya gelip yerleştiler. 1311’de Fransızların elindeki Atina’yı ele geçirip burada 70 yıl egemen oldular. (ostrogorsky)


 

OSMANLI DÖNEMİ:

1354: Bizansın taht kavgalarıyla iyice zayıfladığı bir sırada  Osmanlılar Rumeli topraklarına geçti. 1358 yılından itibaren Balkanlarda Osmanlı ilerleyişi başladı. Dimetoka 1358’de, Gümülcine 1358’de, İskeçe 1360’da, Fere ile Dedeağaç çevresi 1361’de, Filibe 1363’te fethedildi. (Halil İnalcık)

1364:  Sırp Sındığı savaşında  Osmanlılar; Macar, Bulgar, Ulah ve Bosna ortak ordusunu yendiler.

1365:  Edirne başkent yapıldı. Balkanlarda 500 yıl sürecek olan Pax Ottomana dönemi başladı.

1829: Mora ayaklanmasının ardından Yunan devleti kuruldu.

1878:  Osmanlı-Rus savaşının ardından 3 Mart 1878 Ayastefanos-Yeşilköy anlaşmasıyla Bulgaristanın kurulması öngörüldü.

Rodop Timraş Geçici Hükümeti: 16 mayıs 1878’de Ahmet Timirski önderliğinde 30 Rodoplu halk temsilcisi ve 100 nahiye Müdürünün oluruyla “Rodop Timraş geçici Hükümeti” kuruldu.  (Zeynep Kerman)

13 temmuz 1878 tarihinde Berlin anlaşmasıyla Doğu Rumeli vilayeti Bulgaristandan ayrı olarak  kuruldu.

18 Eylül 1885 tarihinde Bulgarlar Doğu Rumeliyi ele geçirip Rodop Timraş geçici hükümetinin de  feshedildiğini ilan etmelerine rağmen geçici hükümet 20 Nisan 1886 tarihine kadar sürdü.

1877-1878 savaşı esnasında 1 milyon türk ve Balkanlı müslüman Osmanlı devletinin çeşitli yerlerine göç etti.

6 Ekim 1908: Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.

1912:   2. Balkan savaşında Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan Osmanlı devletine savaş ilan ettiler. Savaş sonunda  Balkanlar üzerindeki Osmanlı egemenliği sona erdi. 

30 Mayıs 1913 Londra anlaşmasıyla Osmanlı devleti Midye-Enez hattına çekildi. Ancak Balkan ülkelerinin kendi içinde paylaşım savaşına girişmeleri üzerine fırsattan yararlanıp Edirne ve Doğu Trakyayı geri aldı. Ancak batılı ülkelerin Meriç’in batısına geçmemeleri yönündeki notasına uyup ileri gitmedi.

10 Ağustos 1913’te Bükreş anlaşmasıyla balkan ülkeleri kendi arasında anlaştılar. Bulgaristan Batı Trakyayı alıp Ege denizine açıldı.

Bulgar yönetimi 1912’de Rodoplar ile Batı Makedonyayı ilhak ettikten sonra bölgedeki pomakların ad ve dinlerini zorla değiştirdiler. 1913 yılı Temmuz ayına kadar 200 bin pomak’ın adı değiştirilip vaftiz edildi.(Oran)

Mustafa Kemal 14 ekim 1913 – 7 kasım 1914 yılları arasındaki Sofya ataşemiliterliği sırasında  Bulgar hükümetine Pomaklara karşı yürütülen kampanyaların durdurulması için sert bir nota verdi. Bu uygulama ancak 1.Dünya savaşında Bulgarların Osmanlı müttefiki olarak savaşa girmesine kadar sürdü.(Uzer, Fethi Okyar)

31 Ağustos 1913 yılında Batı Trakya Geçici hükümeti kuruldu. Hafız Salih önderliğindeki bu hükümet 52 gün sürdü. İstanbul yönetimi derhal geçici hükümeti fesh ederek Batı Trakyayı Bulgarlara teslim etmelerini istedi.Cevap olarak Batı Trakya Hükümeti bağımsızlığını ilan etti. Enver ve Talat  Paşalar, Hafız Salih Efendiye eğer Batı Trakya Hükümetini fesh etmedikleri takdirde Osmanlı-Bulgar kuvvetlerinin ortaklaşa Batı Trakyaya gireceğini söyleyince şartlı olarak hükümet fesh edildi. Bulgar işgali 30 ekim 1913’te tamamlandı.

30 temmuz 1915’te  Drama’da Batı Trakya Kurtuluş Komitesi cunta hükümeti kuruldu. Bu hükümet 19 000 km2 alanda 320 000 nüfusa sahipti. İskeçe, Kavala,drama, nevrokop ve Serez şehirlerini kapsıyordu. 30 000 kişilik ordusunun çoğu pomaklardan oluşuyordu. Bu hükümet Yunanlılara karşı Bulgarlardan destek görüyordu.Hükümet varlığını 27 Eylül 1917’de fesh etti.

1.Dünya savaşının ardından 27 kasım 1919 Neully anlaşmasıyla Batı Trakya Bulgarlardan müttefiklerin eline geçti.

10 ağustos 1920 de Sevr’deki Trakya anlaşmasına dayanarak 22 Mayıs 1920’de Batı Trakya yunanlılar tarafından işgal edildi. Bunun üzerine merkezi Gümülcine’deki Batı Trakya Komitesi Rodop dağlarına çekilerek Batı Trakya Milli Hükümetini kurdular. Yönetiminde Bulgarlarında yer aldığı bu hükümetin varlığı 1923 yılındaki Lozan anlaşmasına kadar sürdü.
İngiliz tarihçi Arnold Tonbee’ye göre 1912-1920 döneminde 413.922 Balkanlı Türk ve müslüman  Osmanlı devletine göç etmiştir.

1944 yılına kadar süren Bulgaristandaki kırallık döneminde  baskılar ve isim değiştirme kampanyaları sürdü.

1941 yılında 2.Dünya savaşı sırasında Bulgaristan Batı Trakyayı işgal etti. Bu işgal 1945 yılına kadar sürdü.

1944 yılında Bulgaristanda  BKP yönetimi ele geçirdi ve aynı baskı ve kampanyalar devam etti.

1968 -1976 Dönemi Rodop dağlarındaki Pomaklar açısından zor bir dönem olarak tarihe kaydedildi. Yunanistandaki Pomaklar da 1945 yılından sonra Yunan sınırındaki yasak bölgede baskı altında yaşadılar.

2005 yılında Bulgar cumhurbaşkan Yardımcısı Barutin köyünde geçmişte yaşanan acı olaylar nedeniyle özür diledi.

Bogutevolu
29.04.2007

Offline ЖАРКО ЖЕГЛЕВ

  • Adviser
  • ****
  • Posts: 1480
  • Gender: Male
Re: Balkanların kısa tarihsel kronolojisi
« Reply #2 on: May 22, 2012, 19:44 »
Pomak Timraş Cumhuriyeti 133 yaşında!

Dünyanın mazlum halklarından biri olan Pomakların 93 harbinden sonra kurmuş oldukları, kısa ömürlü bir cumhuriyet ; Pomak Timraş Cumhuriyeti. Asimilasyon ve soykırımların bir başka perdede oynanan lanetli sahnelerinden biri daha, çoğumuzun bilmediği, bilenlerin ise ilgilenmediği bir gerçek; İbrahim Kenar, Demokrat Haber'de yazdı :

Yıl 1877. Büyük bir savaş patlak verir. Tarihe Osmanlı-Rus savaşı olarak geçen ve Osmanlının Balkanlardaki hakimiyetini büyük oranda kaybettiren ve akabinde pek çok küçük devletçiklerin ortaya çıkmasına sebebiyet veren büyük ve bir o kadar kısa bir savaş başlamıştır. Fakat savaşın kısa oluşunun tam tersine, balkan tarihinde ve belki de dünya savaş tarihinde bu kadar kısa sürede , bu kadar çok sivil cana kıyılmış olması halen belleklerdeki yerini korumaktadır. Çünkü bu savaş iki devletin ordularının savaşından ziyade etnik temizlik savaşı olmuştur. Ve bunda en büyük acıyı da Pomak halkı çekmiş ve soykırıma uğramıştır.
 
Savaşın sonuna doğru tarihler 1878’i gösterirken Plevne bölgesi düşmüş. Lofça Pomaklarının yüzbinlercesi katledilmiş, sağ kalanlar Trakya’ya ve askeri gücü olanlar Rodop dağlarındaki kardeşleri olan Pomak bölgelerine sığınmaya başlamışlardır. Rodop dağları o döneme kadar diğer bölgelere nispeten hala büyük kırımlara uğratılamamış, bu da Pomakların sayesinde gerçekleşmiştir. Fakat savaş sonucunda Osmanlı 3 Mart 1878’de imzalanan Ayestafanos (Yeşilköy) Antlaşmasıyla yenilgiyi kabul etmiş ve topraklarının Bulgar ve Rus egemenliğine girme tehlikesi ortaya çıkınca Rodoplardaki Pomak halkı ya ikinci bir soykırım dalgasını kabul edecekti yada onurlu bir şekilde canlarını ve topraklarını koruyacaklardı. Bulgar ve Rus orduları Rodopları çevrelemeye başladığında, Rodoplar’da, yani mitolojik kaynaklara göre “Ölümsüzler Ülkesi” veya “Ölmek İstemeyen Halk” diyarı olarak adlandırılan yerde Pomaklar bağımsız bir devletleşme kararı aldılar.
 
Nedir bu “Pomak Tımraş Cumhuriyeti” diye sorarak konumuza başlayalım. Genel anlamda bu konuyu özel olarak işleyen bir kaynağın çok fazla var olmadığını belirtmek en doğru bilgilendirme olacaktır. Çünkü kimse Pomakların bir cumhuriyet kurabilmiş olduklarının bilinmesini istememektedir. Genel olarak 93 Harbi’ne değinen kaynaklarda kısaca değinilip geçilir bu konu. Türk kaynaklarında ise “Pomak Cumhuriyeti” adlandırmasından kaçınılır nedense (?).Türk kaynaklarda çoğunlukla “Rodop Muvakkat (Geçici) Cumhuriyeti” demeyi tercih ederler. Oysa ismi değiştirmekten başka, içeriğine dokunmadan “Rodop Türkleri(?)nin şanlı direnişinden dem vurulur, açıkça tarih hırsızlığı yapılır. Bundaki amaç belki de zamanında Pomakların da bir Cumhuriyetleri olduğu düşüncesini anımsatacak noktaların herkesçe tehlikeli görülmesidir.
 
Pomak Tımraş Hükümeti, Sultanyeri kazasının Karatarla köyünde (Rodoplu Pomak 30 milletvekilinin ve yaklaşık 100 nahiye müdürünün de onayını alan) Ahmet Timirski (Timrisi), Abdullah Efendi ve Kara Yusuf Çavuş tarafından ortaya konmuştur ve aynı zamanda, yani 16 Mayıs 1879senesinde, İstanbul’da bulunan ve Paris Antlaşmasını parafe etmiş olan devletlerin elçiliklerine gönderdikleri mektupla bağımsızlıklarını ve nedenlerini tüm devletlere açıkça beyan etmişlerdir. Rodop Hükümet-i Muvakkateşi (Bu geçici hükümet, Berlin antlaşması imzalandıktan sonra, sözkonusu antlaşmayı kabul etmeyerek bağımsızlığını ilan edecektir) mührünü taşıyan bu mektupta başlıca şunlara değinmişlerdir:
 
“…Silaha sarılmaktan maksadımız, kendi mal, can ve ırzımızı korumaktan ibarettir… Ayastefanos andlaşmasının yerine bir yenisi konmalıdır.Bulgarların irtikap ettikleri cinayetler, tarif olunamayacak kadar büyüktür… Bölgemizin ahalisi kamilen Pomak ve müslüman olduktan başka buraya, aramıza, yüzbin müslüman göçmen de sığınmış bulunmaktadır… Ayastefanos andlaşmasından sonra Ruslar ve Bulgarlar memleketimizi istila ettiler. Biz ise hükümetsiz kaldık… Ruslar ve Bulgarlar, girdikleri yerlerde, sayısız mezalim ve ağza alınmayacak cinayetler işlediler. Mütecavizleri, geri atmak için silaha sarıldık. Eğer biz bir hükümet kurmamış ve bir zabıta heyeti düzenlememiş olsaydık, memleketimizde karışıklıklar çıkabilirdi… Meriç’in Güney-Batı tarafındaki topraklardan yeni Bulgaristan’a bir karış yer vermemenizi istirham ederiz. Çünkü idaremiz altında bulunan dört milyon Pomak ve müslüman ahali, işitilmemiş cinayetlerle ismini kirletmiş olan ve her vakit düşmanımız bulunan bir hükümete boyun eğmektense yok olmayı tercih ederler."
 
Bölgenin bağımsızlığı ve devlet olarak ilanından, yani 16 Mayıs 1879’dan 1885 yılına kadar Timraş resmi olarak Cumhuriyetin başkentidir. Bazen başkentlik Timraş’tan (Trigrad=üç şehir) Mugla ve Nestan yerleşimlerine geçmiştir. Bu Cumhuriyet yaklaşık 600 bin kilometre karelik bir alanı ve 4 milyon nüfusu içermiştir.
 
Önderliği Pomak liderlerden Ahmet Timirski, (Timraşlı) Abdullah Efendi, Hacı Halil Efendi, Kara Yusuf Çavuş ve Hidayet Paşa adlı kişilerden oluşuyordu. Bu Cumhuriyetin yöneticisi Timraslı Ahmet Ağa, Hasan Ağa’nın en büyük oğludur. Laskovulu bir Pomak, anne ise Çepelareden Pomak kızıydı. Dedesi Cafer Dervişev’dir.Timris’li Ahmet Ağa çok dürüst, adil, disiplinli bir yöneticidir. O, çok ünlü bir içişleri diplomatıdır. Aynı zamanda komşu ülkelerle de devlet sınırları ile ilgili ilişkileri iyidir. Timraş Cumhuriyeti kurulduktan sonra, kendi istekleriyle Timraş topraklarına katılan 4 köyü ikili anlaşmalar doğrultusunda Doğu Rumeli Özerk yönetimine iade etmeleri, Ahmet Ağa’nın savaş değil barış yanlısı olduğunu göstermektedir.
 
Rodoplar’daki direnişe yöre halkı en önde katıldığı gibi, aynı zamanda Süleyman Paşa’nın Rodop Dağları’na çekilen kuvvetlerinin bir kısmının da katıldığını söyleyebilmek mümkündür. Direnişçilerin ellerinde dönemin en iyi silahlarından martin bulunmaktaydı.
 
Piyade : 135.000; süvari : 86.000; mahalli zabıta : 15.000
 
Berlinde yapılan uluslararası görüşmeler sonucunda, Ayastefanos Andlaşma'sının yerine Berlin Andlaşma'sının geçtiği kabul olundu. Buna göre; Berlin Andlaşma'sı ile Pomak ordusunun silah bırakması gerekiyordu. Pomak ordusu bu antlaşmayı tanımadı ve yeniden Bulgar ordusuna karşı savaş ilan ederek saldırıya geçti...
 
Daha sonra Rodoplular, 1880 başlarında Şarkî Rumeli Valisinin girişimi ile bu idareyi tanımışlar, ancak silahlarını teslim etmemişler ve Pomak ordusunu dağıtmamışlardır. Rodoplardaki Pomak Ordusuna liderlik yapan ve Pomak Hükümetini kuranlardan, Pomak Ordu Kumandanı Hacı İsmail Ağa, bu durum karşısında bölgedeki Pomaklara, Şarkî Rumeli vilayeti içinde kalan Hasköy'ü işgale ve Filibe üzerine yürümeye karar verdi. Pomak ordusu ve savaş birlikleri, bir kez daha Harp hazırlıklarına başladı. Ancak Osmanlı idaresindeki Gümülcine mutasarrıfının Osmanlı ile Pomak Hükümeti ordusunun karşı karşıya gelme ihtimali ve iki ordunun çarpışma tehlikesi uyarısında bulundu. Bu uyarı Timraş hükümeti yönetimince de olumlu bulunarak saldırı yapılmadı.
 
Gelişen olumsuz olaylara rağmen 1886-1912 yılları arasında Timraş Cumhuriyeti, bağımsızlığını korumuş ve gelişme göstermiştir.
 
1880 senesinde resmi duyuruya göre Timraş 1200 ev, 1440 aileyle nüfusu 7320 kişiye yükselmiştir. 1912 senesine doğru kaynaklara göre ev sayısı 3500 yükselmiş fakat nüfus 2500 kişiye düşmüştür. (Bunun sebebi 1878, yani 93 Harbi göçleridir. Göçenlerin evlerine ise dokunulmamış olmalıdır.)1968 senesinde harabe ev sayımında 450 ev sayılmış.
 
Bu noktada üzücü olan husus, çok sayıda insanımızın soykırıma tabi tutulmuş olmasıdır. Justın McCarthy’nin de “Ölüm ve Sürgün” isimli eserinde belirttiği gibi 93 Harbi bir “Irklar ve Yok Etme Savaşı” şeklinde gerçekleşmiş ve savaşın bedelini sivil halk ödemiştir. Kayıplarımıza ilişkin olarak verilebilecek olan değerler şunlardır.
 
• Irza tecavüz ve Öldürme: 56.000
• Öldürülen erkekler: 290.000
• Öldürülen Kadınlar: 190.000
• Öldürülen Çocuklar: 85.000
 
93 Harbi yıllarının sonunda kurdukları Pomak Timraş Cumhuriyetini inatla, yaklaşık 30 yıl sürdüren Timraşlıların, Osmanlının Balkanlarda hakimiyetini kaybetmesi sonucunda ilk kafilesi 93 Harbi sonrası kalanlarda 1912 yıllarında Anadolu’ya göçerler.
 
Timraşlı Pomak savaşçılar öyle bir korku vermiştir ki Pomakların büyük kafileler halinde Trakya ve Anadolu’ya göç etmesine rağmen Bulgar kuvvetleri ancak 3 gün sonra Timraş bölgesinin boşaldığına inanmış, ondan sonra bölgeyi tekrar işgal etmiştir. Bir daha bu bölgede böylesine bir direniş gerçekleştirilmemesi içinde evvela, istisnasız tüm evleri yakmış ve yıkmış, bölgeyi insansız bölge ilan etmiştir. Bugün bile bu bölge insansızlığını korumakta ve milli park adı altında insan yerleşimine kapalı tutulmaktadır. Bulgaristan, Timraş bölgesinin diğer şehirlerindeki ahaliden 200 bin kişiyi (Bulgar resmi rakamlarıdır) ise, büyük katliam ve baskılarla hristiyanlığa geçirterek kendisine tampon bölge oluşturma yoluna gitmiştir.
 
Günümüzde Pomak ruhunun yenide yeşermeye başlamasıyla birlikte, Ölümsüzler Ülkesi” veya “Ölmek İstemeyen Halk" diyarından gelenlerin torunları Timraş’ın anısına sahip çıkarak, tarihteki hak ettiği yeri almasını sağlama yolunda gitmekte.
 
Tüm Pomak halkının Özgürlük ve Direniş Bayramı kutlu olsun.
 
Pomak Timraş Cumhuriyetini kuranlara selam olsun.
You are not allowed to view links. Register or Login

Offline Тоска

  • Charter member
  • *****
  • Posts: 2344
  • Gender: Male
  • % 100 + POMAK
Re: Balkanların kısa tarihsel kronolojisi
« Reply #3 on: May 24, 2012, 00:26 »
TARİHDE POMAK TIMRAŞ CUMHURİYETİ ADI İLE BİLİNEN HERHANGİ BİR SİYASİ OLUŞUM YOKTUR. İNSANLARA YANLIŞ BİLGİ VERMEYİNİZ.

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 
anything